enflasyonemeklilikötvdövizkktckktc haberson dakikakıbrıs son dakikakktc gazeteleri
DOLAR
46,6359
EURO
53,1423
ALTIN
6.101,45
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
32°C
İstanbul
32°C
Açık
Salı Açık
30°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
31°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
31°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

Dünya dışı yaşama dair en güçlü kanıt bulundu!

Dünya dışı yaşama dair en güçlü kanıt bulundu!
17.04.2025 22:17
A+
A-

NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu, insanlığın evrendeki yalnızlığına dair en güçlü kanıtlardan birini ortaya çıkardı. 124 ışık yılı uzaklıktaki K2-18b adlı gezegenin atmosferinde, Dünya’daki yaşamla doğrudan ilişkilendirilen iki sülfür bazlı molekül; dimetil sülfit (DMS) ve dimetil disülfit (DMDS) tespit edildi. Bu bileşikler, mikroorganizmalar tarafından üretildiği için biyolojik bir kökene işaret ediyor olabilir.

Dünya dışı yaşama dair en güçlü kanıt tespit edildi

Keşif, gezegenin ev sahibi yıldızının önünden geçişi sırasında yıldız ışığının atmosferden süzülmesiyle elde edilen spektroskopik verilere dayanıyor. Özellikle orta kızılötesi dalga boylarında yapılan ölçümler, bu gazların milyonda 10 birim gibi yüksek bir oranda bulunduğunu gösterdi. Bu yoğunluk, Dünya’daki doğal seviyelerle kıyaslandığında yaşam ihtimalini ciddi şekilde gündeme taşıyor.

K2-18b, “Hycean” olarak adlandırılan bir gezegen sınıfına ait. Bu gezegenin Dünya’nın yaklaşık 8,6 katı kütleye ve 2,6 katı çapa sahip olması da, onu hem yaşanabilirlik potansiyeli hem de gözlemsel olarak ilgi çekici bir hedef haline getirebilir.

Şu anki gözlemler, istatistiksel olarak “üç sigma” seviyesinde. Bu, sinyalin rastlantısal olma olasılığının %0,3 civarında olduğu anlamına geliyor. Ancak bilim camiasında bir keşfin “kesin” kabul edilebilmesi için bu değerin beş sigma (%0,00006) seviyesine düşmesi gerekiyor.

Bu keşif, evrende yaşam olasılığına yönelik bakışı radikal biçimde değiştirecek. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.