16.3 C
Lefkoşa
20 Ekim 2021 Çarşamba

Atun: “Anlaşmanın altında 3 partinin de imzası var”

Atun, Türkiye’den suyun geldiğine işaret ederek, ana isale hatların inşaasının devam ettiğini kaydetti ve hangi modelde dağıtımın yapılacağına dair belirsizliklerin olduğunu, bu belirsizliklerin aşılabilecek noktaya geleceğine dair inancının olduğunu da ifade etti.

Hükümet ortakları arasında ciddi bir fikir ayrılığı olduğunu düşünmediğini de kaydeden Atun, dağıtımın özel işletmeler tarafından yapılmasına ilişkin bir sorun olmadığını düşündüğünü kaydetti.

Atun, “tek mesele, onun iletim bölümünde, devletin oluşturacağı bir kurum oluşturulacak mı belirsizliği var” dedi.

“BELEDİYELERDE AŞIRI İSTİHDAM VAR”

Atun sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim temel noktamız, halkımızın alacağı hizmetin en kaliteli şekilde olabilmesidir. Kamu alanında doğrudan tüketiciye hizmet verdiği noktalarda, belediyeler konuya taraftırlar, BESKİ modeli ile taliptirler, genelde kitlerin olduğu alanda bir insan yığını var. Aşırı istihdam ve hantallık var. Belediyelerin bir tanesi bugün çökmüş durumdadır. İstihdam beraberinde yükselen, daha fazla ihtiyaç duyulan bir gelir gerektiriyor. Onu da, fiyatlara zam yaparak sağlıyorlar. Ana hizmetlerden geri kalıyorlar ama tek bir odak üzerine kuruluyor, istihdam ve maaş! Halkımızın daha rasyonel sistemlere ihtiyacı vardır.”

“ÖZELLEŞTİRME YAPILMAYACAK DİYE BİRŞEY YOK”

Devlette telefon alımının şu anda olmadığı örneğini de veren Atun, özel operatörde 24 saat hizmet olduğunu, bu kadar geniş bir alanda devletin tekrar bir ‘maceraya’ atılarak kamu imkanlarıyla bunu yapmaya çalışması ağır bir macera olduğunu sözlerine ekledi. Atun, bu kadar büyük bir tehlikeye atılma lüksünün olmadığını da bildirdi.

Özelleştirme yapılmayacak diye bir şey olmadığını da ifade eden Atun, “özel bir yönetim sistemi olacak suyla ilgili deniyor, zaten biz de o noktadayız. Biz, suyla ilgili özerk bir denetleme kurulu kuralım diyoruz. Denetleme yapsın, fiyat tarifesini dinlesin, şikayetleri alsın, piyasayı düzenlesin, gerekli cezayı kessin. Bunun örnekleri de ülkemizde var.” dedi.

“BESKİ, SİYASİ BİR YAPI

Atun sözlerine şöyle devam etti:

“Biz daha önce rekabet kurulu oluşturduk bu ülkede. Her geçen gün daha da güçleniyor. Hiçbir siyasi makamdan emir almadan, kendi kapalı yapıları içinde kendi doğrularını uygulayan bir yapıları var.

BESKİ ile ilgili çok endişemiz var. BESKİ olduğu gibi siyasi bir yapıdır. UBP olarak öngördüğümüz, hükümet görüşmelerinde çok net bir şekilde masaya koyduk. Bağımsız bir denetleme kurulunun oluşumunu öngördüğümüzü, tüketicinin çeşmesine kadar özel bir dağıtım şirketinin oluştuğu dağıtımı yaptığı bir modeli öngördüğümüzü söyledik.”

“BESKİ’NİN YÖNETEMEYECEĞİ GÖRÜŞÜ CTP’DE DE VAR”

Kıbrıs Türk şirketlerinin suyu yönetebilecek kapasiteye sahip olduğunu da belirten Atun, “konsorsiyum altında bir araya gelerek, Kıbrıs Türk sermayesi bu işi yapar diye düşünüyorum” dedi.

Koalisyon görüşmelerinde BESKİ’nin bu işin altından kalkmasının mümkün olmadığını ifade ettiklerini de belirten Atun, “Sayın Başbakan’ın da BESKİ’nin yönetemeyeceğini düşündüğümü biliyordum. Bu düşüncede yalnız olmadığımızı düşünüyorum. Böyle bir görüş CTP içinde de var.” dedi.

“2 YIL BOŞUNA GEÇTİ”

Atun sözlerine şöyle devam etti:

“KKTC tarafı olarak bundan daha net bir duruşumuz olması gerekirdi. Bu konu üzerinde koalisyon hükümeti olarak bir noktaya varırız. Ortağımız sürekli olarak toplantı halindedir. Hangi konumda olacaklarını çok yakın zamanda netleştirirler.

Bu işin bu noktaya gelmesine gerek yoktu. KKTC hükümeti olarak geçtiğimiz 2 yıl içinde modelin ortaya konup, modellemesinin tamamlanması ve şu anda hazır bir halde olması gerekirdi ki, dağıtımı yapacak olan yapı kimse, dağıtıma ilişkin yatırımları, bütünlüklü görevi yapacak yapı kimse bunu üstlenmesi gerekirdi. Son 2 yılda siyasi bir zaafiyet yaşadık. Bu 2 yıl bizim ömrümüzde boşa geçti.”

“HER ÜÇ PARTİNİN DE İMZASI VAR”

Gelecek olan suyun işletmesine olan yap-İşlet-Devret ya da yap-İşlet ibarelerinden bahsedildiğini de kaydeden Atun, dönemin Başbakanı İrsen Küçük, ve Beşir Atalay ile sözleşme imzalandığını sonrasında DP-CTP’den oluşan ortaklar, 24 Aralık 2013’te aynı protokolü imzaladıklarını belirtti.

Atun, “bu imzalar bize aynı ifadenin altında hem UBP’nin, hem CTP’nin hem de CTP-UBP adına Yorgancıoğlu’nun imzası var! Her üç partiyi de bağlayacak şekilde, şu anki parlamentodaki dağılımını kapsayan imzayla demişiz ki, biz KKTC olarak yap-İşlet-Devret ve yap-İşlet adı altında suyun dağıtımının yapılacağını size taahhüt ediyoruz dedik” dedi.

“İMZALAR KKTC ADINA ATILIYOR”

Atun sözlerine şöyle devam etti:

“Bu konu ben çözülecektir diye düşünüyorum. Asrın Projesi, dünyada eşi benzeri yok; kamuoyundan çok yakışıksız yorumlar da var. Bir Kıbrıslı Türk olarak üzülüyorum. Hangi devlet, uzun vade içerisinde ödenecek dahi olsa, bir diğer ülkeye böyle bir imkan sunar? İmzalarımızın arkasında durmamız lazım. Bu imzalar KKTC adına atılıyor. Vatandaşımız, seçim zamanı sandıklarda siyasi kişiliklere yetkiler veriyorlar! Bu kişilikler, yetkileri alarak anlaşmalar yapıyorlar. Halk, yetki verip, siyasileri yönetme üzerine sorumluluklar veriyorlar. O yöneticiler de yaptıklarıyla devleti bağlıyorlar. Yetkili makamın yaptığı her anlaşma hepimizi bağlar.

6 yıldır devam eden bir süreç var. Bu süreçte, gelmiş geçmiş tüm KKTC hükümetleri, TC’ye demiş ki, sen bu projeyi yap, devam ettir, biz dağıtım alanındaki anlayışımız budur diye taahhütleri verdik. Haliyle karşıda bir devlet var! Biz bir devletiz diyoruz! Yavru artık büyüsün diyoruz! Sözünü tutamayan bir büyük olur mu?”

“TC’NİN KIBRIS TÜRK HALKI ZARARINA DAYATMA YAPTIĞINI GÖRMEDİM”

TC Hükümeti’nin bir dayatma içinde olması gibi bir durum olmadığını da belirten Atun, TC’nin Kıbrıs Türk halkı zararına dayatma yaptığını görmediğini belirtti.

Atun sözlerine şöyle son verdi:

“Yılda ülkemize gelen 1 milyona yakın turist sayısı var. Bunun büyük bölümü TC’den geliyor. 1.5 milyar Dolar’ı bulan üniversite sektörü var. Bu da Türkiye’den geliyor. Manevi bağlar üzerine kurulan ilişkileri para ile ölçeceksek kârdayız! Bugün su bizim için hayati bir mesele. Geçen yıl kuraklık oldu, TC’den gelen para ile tazminatlar ödenebildi! Bu yıl, hasat oldu ürünler satıldı, satıştan gelen para birikmediğinden dolayı çiftçi ödenemiyor, bunun çözümü için de TC’den alalım beklentisi var! Her başımız sıkıştığında TC’ye dönüyoruz ama sonra da yargılıyoruz.”

ATUN’DAN TÖRE’YE: “SORUMSUZCA AÇIKLAMA YAPMAYA HAKKIN YOK”

UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre’nin dün bir televizyon kanalında söylediği “Ocak ayında hükümet bozulu” açıklamasına sert tepki gösteren Atun, “Her sorun olduğunda hükümet bozulacak diye bir durum yoktur. Halka bu kadar sorumsuzca açıklama yapma hakkı kimsenin yoktur. Benim partimden olması farketmez, böyle bir yorum hakkı kimsenin yoktur. Hükümetler sorun çözmek için bulunur. Her sorunda hükümetler bozulmaz. Bu yorumu değerlendirmeye hakkım vardır” dedi.

Kaynak-Haber:Çağdaş Öğüç

Ana Sayfa Genel Atun: "Anlaşmanın altında 3 partinin de imzası var"

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

KKTC NÖBETÇİ ECZANELER / 18 EKİM 2021 PAZARTESİ

Bugünden yarın sabaha kadar nöbetçi olan eczaneler listesi haberimizin detaylarında. Önemli Not: Bazı eczaneler, gece boyu nöbet tutmuyor olabilir; bazıları ise icap nöbeti tutuyor veya mücbir...