Piyasalar getiriliyor... Lütfen Bekleyiniz.



03 Mayıs 2018 Perşembe, 09:52

“Bizim Herşeyden Önce Türkiyemizin Fiili ve Etkin Garantisine İhtiyacımız Var!”

Deniz Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı, Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi Akademisyeni Yrd.Doç.Dr.Emete Gözügüzelli, Guterres Çerçevesi’nin kabul görmesi konusunu eleştirdi.



Yrd.Doç.Dr.Gözügüzelli, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından kabul gören Guterres Çerçevesi’nde bulunan “Güvenlik ve Garantiler”konusuna istinaden bir mektup paylaştı.

Gözügüzelli, adına sürekli “barış”denilen Birleşik Kıbrıs kurma sloganları atan Rumların amaçlarının hiç bir zaman gerçek bir barış olmadığına, Kıbrıs Türkü için barışın yalnızca 1974’te Türkiye sayesinde inşa edildiğine değindi.

Kıbrıs Türkü’ne dayatılmak istenilen geçiş sürecinde askersizleştirme olgusundan tek yanlı müdahalenin ve garantilerin kaldırılmasının hazmının mümkün olmadığını belirten Gözügüzelli, Kıbrıs Türkü’nü birlik olmaya çağırdı.

Rumların halen Helenizm ruhunda olduklarını ve Batı’nın sürekli Rumlara destek çıktığını hatırlatan Gözügüzelli,ne kara ne deniz ne de hava sahanlıklarımızda haklarımızın verilmediğini “izolasyonları kaldıracağız” denmesine rağmen hiç bir faaliyette bulunulmadığını ve Kıbrıs meselesinin özünün Batı tarafından “işgal”olarak görüldüğünü belirtti.

Yrd.Doç.Dr.Gözügüzelli, Guterres çerçevesi ile ilgili,  Cumhurbaşkanı Akıncı’nın garantiler konusuna tek yanlı müdahalenin kaldırılmasında hem fikir bir tutumla yaklaştığını belirterek, “Sayın Cumburbaşkanım bizim önceliğimiz garantisiz Siyasi eşitlik mi?” diye sordu.

Kıbrıs Türkü’nün, Türk bayrağı gölgesinde güvende olduğunu , Türkiye’nin garantörlüğünü reddetmenin “idam sehpasından sallanmamız” demek olduğunu belirten Gözügüzelli, “Ya Türkiye olmasaydı? Ya asker buradan gitse? Hiç düşündünüz mü? diye sorararak, “Bizim herşeyden önce Türkiyemizin fiili ve etkin garantisine ihtiyacımız var!”dedi.

Yrd.Doç.Dr.Emete Gözügüzelli’nin mektubu ise şu şekilde;

Mektubum…
Osmanlı Kıbrıs’tan çıkarken adadaki Türkler HAK’tan yoksun muamelelere maruz kaldılar. 1974^ten sonra bunları Unuttular,unutturdular… USAID,Avrupa,Dünya Kiliseler Birliğinin fonları ile ağlar kurdular. Adaya Gelen de çağrılana da giden de Kıbrıs Türküne PH uyguladılar…Detaylar çok. Sendikalar, STÖ’ler,siyasi partiler vs oluşturulan ağların detaylar derin…
Birleşik Kıbrıs kurmak için sloganın adını barış seçtiler. Oysa barış bizim için 1974’te inşa edilen bir kavramdı. 1960 öncesi ve sonrasında biz Rumları asalım keselim Rumları azınlık yapalım demedik ki, onlar hep saldırdı, biz savunma durumda kaldık. Bugüne gelince Rumlarla biz hiç savaş içinde olmadık ki, sadece var olan egemenlik haklarımızın kabulünü istedik senelerce. Bitmek bilmeyen müzakereler, tartışmalar yaşadık. 
Siyasi düşüncelerimizin farklılıklarında dahi bir olmak zorunda olduğumuzu biliyorduk,yapamadık,koptuk. Müsebbibi olanlar da çok içimizde, ağların parçaları olanlar da çok…. Gönül isterdi ki sahip olduğumuz barış kültürünün zerresi Güneyde olsun. Yine de ne üzücüdür ki içimizde barış adı altında gerçekleşen faaliyetlere sarılanların bir günden bir güne Rumun aleyhimize yürttüğü uluslararası kampanyalar, demeçler veya eylemler karşısında söz söylesinler. Hiç yapmadılar. Bilakis düzenledikleri gösterileri ile bir ötekileştirme edası ile Türkiye’yi hedef gösterdiler. 
Biliyormusunuz Biz Kıbrıs Türkleri darmadağın olduk. Bunun çok sebepleri var, siyasilerimizin hataları da olduğu gibi…Bir tren vagonunda ilerlemek için bindirilmek isteniyoruz ama sonunu göremiyoruz yolun… Şimdi biz Kıbrıs Türklerinin birlik olma zamanı. Neden mi? Kıbrıs Türküne dayatılmak istenen geçiş sürecinde askersizleştirme olgusundan tek yanlı müdahale ve garantilerin kaldırılmasına hazım mümkün mü? Resmen idam sehpasında sallanmamız demek bu… Bunu uzun uzun sebeplerini hukuken de tarihsel de ortaya koymak mümkün. 
Şu bir hakikattir ki bizler Türk bayrağı gölgesinde güvendeyiz! Bunu tüm Kıbrıs Türkü çok iyi bilir aslında. Solcu diyen kendine vekiller de bilir, sağcılar da. istisnalar hariç…Sormak gerekmez mi ya Türkiye olmasaydı? Ya asker buradan gitse düşündünüz mü? İnanın gece evladınız eve girene kadar şuan uyumuyorsanız, gündüz de o paniğiniz olacak. Neden mi? 2003’ten bu yana Türklere güneye geçtiklerinde sayısız saldırı tahrik örneklerini göstermek de mümkün, güneyde eğitim sisteminde Türk düşmanlığı içeren müfredatları sunmak da mümkün, Kiliseyi saymıyorum bile. Karşımızda ulusal konsey kararlarında enosisi halen devam ettiren ve Helenizmden bahseden bir komşu var. Hatta Kıbrıs Türklerini azınlık gödüğünü Anastasiades de önceki liderler de tekrar etmişken…, 
Biliyormusunuz Rumlar ve Yunanlar içinde bulunduğumuz bu haftanın Helenizm Ruhunun Dirilişi diye Geri Dönüş etkinliği ile kutluyorlar. Uzun yazdığımın farkındayım. Ancak yazmak istedim. Farkındamısınız bilmem ama Halen Helenizm ruhu diyen Rum Yunan’a destek olan batının iki yüzlü tutumu ile bugüne kadar ne kara ne deniz ne hava sahalarımızda haklarımız verilmedi. İzolasyonları kaldıracağız dediler, adım atmadılar. Kıbrıs meselesinin özünü “işgal” gördüler. Ne bedbaht bir geçmiş ve bugün. Şimdi Anastasiades Gutteres çerçevesinde açıkça seslendirmemizi istediği şeyler var. Kulağımız Cumhurbaşkanına dönünce, görüyorum ki garantiler konusunda tek yanlı müdahalenin kaldırılmasında hem fikir bir tutumla yaklaşıyor konuya. Sayın Cumburbaşkanım bizim önceliğimiz garantisiz Siyasi eşitlik mi? 
Herşey göründüğü gibi sözcüklerde metinlerde olsaydı zaten 1960 düzeni bozulmaz sonraki süreçlerde farklı noktalarda olmazmıydık? Herşeyi boşver,dünki tarihi sayma derseniz de sadece bugün Batı Trakya Türlüğünün düştüğü içler acısı durumu inceleyin lütfen. Önceden de çok yazdım,anlattım. Göreceksiniz ki Avrupa değerleri, İnsan Hakları diyenler, uluslararası hukuktan bahsedenler, en büyük ihlalleri hem batı Trakya Türklüğüne hem de bizlere karşı yapmıyor mu? . Sorıuyrum o halde Batı mı garantimiz olacak? Bosna’da olanları da gördük, bugün Suriye ve Myanmar’da yaşananlara bizzat şahitiz. Bizim herşeyden önce Türkiyemizin fiili ve etkin garantisine ihtyacımız var! Son sözüm şudur.
Biz 1974 öncesinde Türktük. 1974 sonrası bize Kıbrıs Türkü dediniz. Sustuk. Oysa onlar yeni bir kimlik inşaası için senelerce çalıştırlar. Kıbrıslıyız dediler. Avrupada bazı parlamenterler de bize şuan Türkçe konuşan Kıbrıslılar diyor. Öte yandan Dini değerlerimiz de tehlike görülüyor. İlkokulda din kültür ahlak dersi yok. ortaokullarda seçmeli yapılıyor. Daha ne kadar yazayım. …. Muhalefet ve hükümetin mutlaka Meclisimizde BİZ olacağımız noktada buluşmalı. Yoksa bu Gutteres çerçevesi hepimizi taru mar edecek. Son sözüm de Türkiyeme… Anavatanım sen güçlü ol ki var olalım! Allah bir daha bize gönderde inen bayrağımızı gören bir Türk halkı olmayı yaşatmasın. Allah’a emanet olunuz.

Mine İçsel

Copyright © 2013 Xturk MultiMedya Tema. Powered by Wordpress.
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz