22.7 C
Lefkoşa
15 Haziran 2021 Salı

‘’BİR ZAMANLAR KIBRIS’’ TRT Dizisi

 

Öncelikle gerçekler üzerinden kurgu yoluyla senaryolaştırılan bir DİZİ olma gerçeği unutulmamalı. Kurgu olunca ya bir aşk hikayesi üzerinden ya da bir kahramanlık hikayesi üzerinden olayların kurgulanabileceği gözden kaçırılmamalı.

Yıllar önce (2014-2015) Yönetmen Osman Sınavla birlikte Kıbrıs’ta yakın tarihte yaşananları da konu alan bir filmi çekmek istediğimiz için bir araya geldik. Uzun uzun konuştuk. Söylediklerini hiç unutmuyorum.

Osman Sınav;

“BÜYÜK DÜŞÜN MUHARREM. KIBRIS TÜRKÜNE VEYA TÜRKİYEYE YÖNELİK BİR SİNEMA FİLMİ OLMAYACAK. KÜÇÜK DETAYLARDA BOĞULMADAN ÇALIŞ. İÇİNDE BİR AŞK HİKAYESİ OLMALI. İÇİNDE MİLLİ MÜCADELE OLMALI. AMA YABANCILARIN DA MERAK EDECEĞİ BİR ŞEYLERİ KURGUYLA SİNEMA FİLMİNE AKTARMALIYIZ”

demişti.

Nitekim Erenköy’ü ziyaret etmiştik. Millî mücadelede yer alan fakat kavuşamayanların aşk hikayesini torunlarını bir araya getirerek yeni bir aşk hikayesiyle sonlandırmayı düşünmüştük. Gerçekle ters düşmeden senaristin de katkılarının olduğu bir sinema filmi yapılmasını kararlaştırmıştık. Maalesef bütçeye takıldık… Kısacası izlediğimiz dizi filmde yaşanan gerçeklerle ters düşmemekle birlikte hepsinin de gerçek olma durumunun olmadığını bilmeliyiz.

Bu bağlamda diziye yönelik eleştiri yaparken bariz eksiklikleri, tarihsel hataları YAPICI olarak eleştirmeliyiz. Fakat bir diziyi de tarihsel belgesel olarak değerlendirme hatası içine girmemeliyiz. Ki Çanakkale’yle ilgili yüzlerce belgesele denk gelebilirsiniz. Belgesel bile tek bir gerçekçi konu üzerinden, tek bir hayat hikayesi üzerinden senaryolaştırılacağı gibi genelleme yapılarakta çalışılan konuyu aktarabilir. Eksik diyemezsiniz. Çünkü sınırlandırılmış çalışmadır.

Diziye gelince her ne olursa olsun TRT ve diziye destek sunan tüm Türkiye ve KKTC’deki yetkililere teşekkür ediyorum. Tekrardan tarihsel süreci düşünmemizi eleştirmemizi, tarihin tozlu rafları arasında yerini alan gerek Anavatanımızda gerekse KKTC’de unutulmaya yüz tutmuş Millî Mücadeleyi  gözler önüne serdi.

Gerçeklere gelince, dizide bahsi geçenlerden çok daha acı ve çok daha üzücü şeyler. Araştırma ve senaryosunu yazdığım, birçok akademisyen meslektaşımın danışmanlığını yaptığı, benim de yönetmenliğini yaptığım 10’un üzerinde belgeselde birebir olayın canlı tanıkları insanlarımızdan dinlediklerim, belgelere dayalı yapmış olduğumuz araştırmaların yansıması çok daha hüzün, acı ve gözyaşı yüklü. Diziyi milliyetçilikle, zorbalıkla veya düşmanlık aşılamakla suçlayanların gerçekleri bir daha görmesi için gerçeklere dayalı 10’un üzerinde yönetmenliğini üstlendiğim belgesellerimizi ve birçok belgesel çeken yönetmen meslektaşlarımızın hazırladıkları belgeselleri izlemelerini, araştırma yapıp kitap yazan akademisyen meslektaşlarımın yazdıklarını okumalarını tavsiye ederim.

DÜŞMANLIĞIN HER TÜRLÜSÜNE KARŞIYIM.

Banyo küveti içinde çocukları katledilen Dr. Nihat İlhan’dan şehit olan çocuklarını hangi duygularla teslim alıp, cenazelerini birebir nasıl yıkadığını dinledim. Ölünceye kadar ARALIK Ayının o evde nasıl zor geçtiğini, Kıbrıs’a neden gelmek istemeyişini ve geldiğinde Barbarlık Müzesini birlikte gezerken neler yaşadığını birebir kendisinden dinledim.

Ayvasıl katliamında 10 yaşında şehit edilip tecavüze uğrayan kızımızın acı dolu hikayesini otopsisini yapan doktordan belgeler ışığında dinledim. Atlılar-Muratağa-Sandallar Köyünde yaşanan katliamı ve sonrasında yaşananları birebir ilk tanıklardan dinledim. Yakın tarihte kimliklendirme işlemi yapılıp Muratağa- Sandallar Köyü şehitliğine defnedilen Akansoy ailesinin yaşadığı acıyı bir baba, bir eş olan rahmetli Rüstem Akansoy’dan birebir dinleyip kayıt altına aldım ve Gelinciğin Gözyaşları isimli belgeselimize bir kısmını yansıttım.

Rüstem Amcanın;

“Çocuklarıma ve eşime dedim ki hadi gidelim bunlar bizi öldürür. Eşim benimle kavga etti. Kimse bir şey yapamaz İNSAN HAKLARI VAR” dedi.

Sorarım size şimdi nerde insan hakları? Hepsi katledildi. Onları ve bizi yan köyün Rum Muhtarının iki oğlu esir aldı. Her gün karıştığımız Rum arkadaşlarımızdı. Konuştum sigara uzattım onlara. Alın sigara içinde geçecek bu günler. Gene kahvede oturacağız. Yapmayın böyle şeyler dedim. Türk uçakları alçaktan uçunca korkup bizi esir aldılar. Fakat 4 çocuğum ve eşim katledildi. Onlar bir gün öldü ben 41 yıldır ölüyorum. Hani insan hakları? Hani uluslararası hukuk? Hepsi biliniyor yargılanmadı bile.

deyişi halen kulaklarımda unutmadım. Erenköy’de mücadele veren sağcısı solcusu hepsi birbirinden kıymetli büyüklerimi ve o anları nasıl sesleri titrek ve gururlu bir şekilde anlatışlarını birebir dinledim.

KISACASI BUGÜN YAŞADIĞIMIZ HER ANI, PAYLAŞAMADIĞIMIZ HER MAKAMI ONLARA BORÇLU OLDUĞUMUZU İLİKLERİME KADAR HİSSETTİM…

Özellikle de bu adada bir daha aynı acıların hiçbir şekilde yaşanmamasından yanayım. Fakat biz diziyi tartışırken gözden kaçırdığımız Bir şey gerçekleşti. Rum Lider Anastasiadis, 1963 olaylarını bizlere yaşatan, 103 köyümüzü terk etmemize sebep olan, birçok şehidimizin, masum insanımızın canını yakan EOKA Terör Örgütü ile ilgili 1 Nisan’da övgü dolu paylaşım yaptı. Ada üzerinde yaşattığı katliam ve acı dolu günlerden övgüyle bahsetti. Terör örgütünü ve üyelerini DESTANSI ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ verenler olarak niteledi.  EOKA SAVAÇILARINA! duyduğu HAYRANLIĞI VE SAYGIYI dile getirdi.

 

AB içinde haksız yere yer alan, yıllardır haklarımızı gasp eden ve ortak cumhuriyetin haklarını kendi malları gibi gören, bize azınlık haklarını mübah gören Rum Liderliğinin dünde bugünde aynı düşüncede olduğun bir kez daha gösterdi. Hem de biz sinema filmi olmuş mu olmamış mı? Kıbrıs şivesi var mı yok mu? Bu dizi barışa hizmet eder mi etmez mi? Dizide tarihsel hatalar var mı yok mu? Cenevre görüşmeleri öncesi böyle bir dizi uygun mu değil mi? Diye birbirimizi yerken Rum Lider gözümüzün içine soka soka paylaştı bunları.

Savaşın hiçbir zaman kazananı olmadı, olamazda. Dilerim bu adada iki ayrı toplum olarak yan yana iyi komşuluk ilişkileri içinde yaşamayı başarır, adadaki tüm zenginlikleri anlaşarak huzur içinde bölüşmeyi biliriz. Gerçekleri görmeden, geleceğe ışık tutmanın imkânsız olduğunu unutmamak gerektiği düşüncesindeyim.

DİZİ GERÇEKLER ÜZERİNDEN KURGULALAN BİR SENARYONUN YANSIMASI.

Dizi Filimde tarihsel sıralama ve olaylarla ilgili ilerleyen bölümlerde düzeltmeler olabilir… Gerçekleri görmek adına sadece belgesellerimize yansıyan, gerçek yaşanmışlıklardan bir kaç kare paylaşıyorum.

Güzel adamızda bir daha böyle acıların yaşanmaması dileğiyle…

Yrd. Doç. Dr. Muharrem Özdemir

Tüm Yazıları

Bknz: Bir Zamanlar Kıbrıs Dizisi TRT

Bknz: Bir Zamanlar Kıbrıs Dizisi Wikipedia

 

Ana Sayfa Genel ‘’BİR ZAMANLAR KIBRIS’’ TRT Dizisi

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

KKTC DÖVİZ KURLARI 14 HAZİRAN 2021 PAZARTESİ

Döviz fiyatları bugün ne kadar oldu? Güncel Dolar, Euro, Sterlin alış fiyatı-satış fiyatı, pariteler ve çapraz kurlar hangi seviyesinde yer alıyor? - 14/06/2021 - Tarihinde Geçerli...