18 C
Lefkoşa
21 Ekim 2020 Çarşamba

Cumhurbaşkanı mı seçiyoruz? Kaderimizi mi belirliyoruz?

Seçim tarihi yaklaştıkça cumhurbaşkanı adaylarının düşünceleri daha net ortaya çıkmaya başladı. Hem vaadler hemde devletimizin ve toplumumuzun geleceği ile iligli siyasi söylemlerini üretmeye devam eden adayların düşünceleri seçmen kitleleriyle buluşuyor . En ilginç söylemse, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Federasyon artık masada değil” dediği anda hemen karşı cevap olarak Cumhurbaşkanı ve Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncıdan geldi. Akıncı; 2017’de “Bu bizim neslin son denemesiydi. Başaramadık” demişti. Fakat seçime günler kala  “Bu bizim neslin son denemesi değil! Tekrar tekrar deneyeceğiz. Başka yolu yok. Şu anda alt yönetimiz” manasına gelen bir açıklama yaptı. Hemde Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri  Bakanı Mevlüt Çavuşoğluna cevap verirmiş gibi açıklamalarla bunu detaylandırdı. Oysa Rum siyasilerin tutumu sonucu başarısızlıkla sonuçlanan  Crans-Montana görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenleyerek ne açıklamıştı bir bakalım;

“Buradan çok daha güzel haberleri ulaştırmak isterdik ama olmadı. Dünyanın sonu değildir. Biz Kıbrıs’ta hak ettiğimiz, alnımızın akıyla, onurlu bir toplum olarak yaşamanın yollarını bulacağız, bunu başaracağız”

Demişti. Sadece bunları mı demişti? Hayır. Sayın Akıncı, Kıbrıs’ta çözüm için kendi nesillerinin son denemesi olduğunu söyleyerek; “Başaramadık. Temenni ederim bundan sonraki kuşaklar daha iyisini yapsınlar” demişti.

Sadece bunlarla da kalmamıştı. Sayın Akıncı’nın toprak konusundaki önerilerine, Garantörlük konusunun yeniden değerlendirilmesi görüşüne, egemenlik ve iki siyasi eşit halk olarak görülme önerisine de maalesef  Büyükhan’da kahve içip fincan tokuşturduğu Rum Lider Anastasiadis  karşı çıkmış, Türklere azınlık hakları, iki bölgeliliği  ve garantörlüğü sulandıran teklifler yapmıştı. Hemde Sayın Akıncı harita, toprak tavizi vermesine rağmen!

Bu kadar iyi niyete! rağmen Rum siyasilerin uzlaşıya kapı aralamaması ve daha öneriler masadayken bavullarını hazırlayıp Kıbrıs’a dönme hazırlığında olması ve  masayı terk etmesine sinirlenen, federal çözüm arayışı yolunda tüm umutları kırılan Sayın Akıncı o gün yaptığı basın açıklamasında;

“Haksız bir durum karşısındayız. Bir toplum AB’nin üyesi oldu. Devletin tek sahibi konumundadır. Biz bunun dışında bırakıldık… Biz de modern, demokratik, laik, çağdaş bir toplum olarak yaşamanın ve gelişmenin yollarını bulabiliriz, bulmalıyız. Bunun için çalışmalıyız” demişti. En kritik ve en anlamlı cümleyi hemen ardından ekleyerek;

“Bugünden sonra, bizim neslin de bu son denemesinden sonra, gelecek kuşaklar için daha da zor olacağını değerlendiriyorum. Gelecek kuşakları bloke edemeyiz. Onlar kendi yollarında en iyisini yapmaya çalışacaklar…Genç kuşaklara başarılar dilerim.  Ama bizden önceki nesiller Kıbrıs’ı bu hale getirdiler. Biz bunu düzeltemeye, toparlamaya çalıştık. Bunu başaramadık. Özeti bu. Temenni ederim bundan sonraki kuşaklar daha iyisini yapsınlar” demişti. Daha neler dememişti ki;

-Tanınmamış olabiliriz. Ama 2 yılda dış dünyayla bağımız bayağı gelişti. Bunları daha da öteye taşımaya çalışacağız.

-Çözüm olamadığı için de çok üzgünüz ama elbette dünyanın sonu değildir. Oturup bunları en iyi şekilde değerlendireceğiz… Demişti ve;

– Türkiyeyle de öteden beri sağlıklı diyalog isteyen, kimlikli, kişilikli bir ilişkiyi isteyen çizginin insanı olduğunu ve bu çizgiyle devam edeceğini,

-Rumların çabalarının hep göz boyamaya yönelik olduğunu, Kıbrıs Türk Halkının kaygılarını anlamak istemediklerini,

Açıklamıştı. Crans-Montana görüşmeleri 7 Temmuz 2017’de bu açıklamalarla, “Bir neslin son denemesi, son başarısız denemesi” olarak tarihteki yerini almış, “Yeni neslin yeni yol haritalarını çizmesi” önerisinde bulunan Sayın Akıncı’nın Kıbrıs’a dönüş yolculuğu başlamıştı.

Son bir federasyon denmesi niyetiyle yola çıkan ve 5 yıl boyunca bunu başaramayan Sayın Akıncı 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday. Hemde 11 Ekim 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi olarak değil de “Kader Oylaması” olarak nitelendiriyor. Yeniden federasyon görüşmelerini başlatmaktan bahsediyor. Başka hiç bir çözüm modelinin veya iki ayrı devletin olmasının imkansızlığına dem vuruyor. Diğer Adayların buna nasıl bir tepki vereceği merak konusu. Türkiye Dışişleri Bakanının açıklamasının ardından yapılan bu açıklama hiç kuşkusuz ki aynı zamanda Anavatan Türkiye ile seviyeli ilişki yürütme düşüncesi olduğunu beyan eden Sayın Akıncı’nın kendisiyle ters düşen bir açıklama olarak gündemdeki yerini de koruyor. Sadece bu paylaşımla mı ters düşüyor Sayın Akıncı? Tabiki hayır!

Dört boyutlu siyaseti savunan Sayın Akıncı açıkladığı gibi;

-Bağımsız ve tarafız Cumhurbaşkanı mı? Yoksa taraf mı?

-Ülke sorunlarına duyarlı liderlik mi sergiledi ? Yoksa seçim odaklı icraatlar mı yaptı?

-Türkiye ile ilişkilerde seviyeli mi? Kışkırtıcı bir tavır mı sergiliyor?

-Çözüm odaklı siyaset mi yapıyor? Yoksa sorun odaklı mı?

Halkın adayları değerlendireceği ve ona göre seçimde oyunu kullanacağı bir süreç başladı. Hiç kuşkusuzki halkımız adayları değerlendirirken daha önceki çalışmaları da gözlerden kaçmayacak. İşin gerçeği halkımız artık söylem değil, eylem bekliyor. Pandemi süreci halkı bu kadar boğmuşken, ünivesiteler ve turizmle dönen ekonomimiz büyük bir krizin içine doğru sürüklenirken tek çıkış kapımız olan Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile ortak politikalar üretmek yerine oraya da saldırmayı tercih ediyoruz. Hemde seçim malzemesi olarak kullanmak pahasına. Unutmayalım ki 11 Ekim veya ikinci tur sonrası her şey güllük gülistanlık olmayacak. Sorunlar yumağı toplum olarak bizleri ve yöneticilerimizi bekliyor…

Bu nedenle toplumun her ferdini kucaklayacak, Doğu Akdenizdeki sıkınıtlara ve gaspedilmek istenen haklarımıza sahip çıkmak için Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti ile ortak hareket edecek bir cumhurbaşkanına ihtiyacımız var. Dilerim seçime ramak kala daha fazla halkımız kutuplaştırılmaz ve seçim sonrası bu süreç daha gergin bir havaya dönüşmez. Tüm adayların, özelliklede en üst makamda oturan adayın daha dikkatli açıklamalar yapmasına ihtiyacımız var. İçinden geçtiğimiz kritik süreçte bölmeye değil birleştirmeye, yok olmaya değil tok olmaya ihtiyacımız var.

YOK olduğumuz değil, TOK olduğumuz günlerde buluşmak dileğiyle…

 

Ana Sayfa GÜNDEM Cumhurbaşkanı mı seçiyoruz? Kaderimizi mi belirliyoruz?

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Mersin Uluslararası Limanı’nda 220 kilogram kokain ele geçirildi

Mersin Uluslararası Limanı'na Brezilya'dan gelen bir gemideki konteynerde 220 kilogram kokain ele geçirildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri,...