19.7 C
Lefkoşa
31 Ekim 2020 Cumartesi

Cumhurbaşkanlığı seçimi… İkinci turda kimler yarışacak?

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ… İKİNCİ TURA KİM KALACAK?

KKTC Cumhurbaşkanlığı  seçimi için adım  adım ilk tur yaklaşırken şimdiden ikinci tura kimin kalacağı merak konusu olmaya başladı bile. İlk turu başarıyla geçip ikinci tura kalacak olan adayı  hiç kuşkusuz ki kararsızlarla parti adayı cumhurbaşkanı adaylarının partisini arkasına almasın belirleyecek. Net olan bir şey var ki eğer partililer arkasında durursa ikinci turun en güçlü iki adayı CTP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Tufan Erhürman’la UBP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı olan Başbakan Ersin Tatar. Fakat her şeyi yine partili seçmenin adayına sahip çıkması ve kararız seçmenin  belirleyeceğini unutmayalım.

Bu seçim o kadar değişken ki her an her şey olabilir. Her ne kadar bağımsız cumhurbaşkanı adayı olduğunu iddia etse de partisi olan Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı da yine aday olarak sol seçmenin ve sağ sol fark etmeksizin kırgınların oyuna talip. Federasyon görüşmelerini “Neslinin son denemesi” olarak görerek “Gençlerin önünü açmak lazım” söylemini sık sık üretmiş olmasına rağmen yine aday. Maalesef statükoya karşı olduğunu iddia eden ve yıllardır yorgun bir şekilde inatla aynı söylemle siyaset yapan Sayın Akıncı’nın “Gençlerin önünü açma” gibi bir niyeti de yok. Kendisi gibi ama daha temkinli Federasyon düşüncesini savunan, kendisinden daha dinamik ve genç olan, bilgi birikimi yerinde ve Akıncı’nın aksine herkesi kucaklayan söylemler üreten solun genç Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman’a koltuğu bırakma niyetinde değil. Bu nedenle de hem sol oylara hem de kararız ve kırgınlara oynamayı tercih ediyor. 5 Yıl boyunca cumhurbaşkanlığı icraatlarını anlatmak yerine sık sık hükümetin icraatlarını eleştiren söylemler içeren propaganda videolarına ağırlık vererek seçmenin oyuna talip olduğu gözlemleniyor. Rakipleri Sayın Akıncı’nın 5 yıl boyunca Cumhurbaşkanı olarak ne yaptığını sorgulasa ve beş yıllık cumhurbaşkanlığı sürecinde Federasyon görüşmeleri bağlamında nasıl bir yol kat ettiğini bir bir sıralasa sanırım ne kadar başarılı olduğu gözler önüne serilecek. Tabi bir “Dik Duruş” söylemi de bu işin ayrı cabası. Dik durmakla inatlaşmayı karıştırmamak gerekiyor sanırım. Dik durmak söyleminden hareket eden bir cumhurbaşkanının, bugüne kadar toplumumuzun neler yaşadığını bilerek, toplumsal faydayı gözetmesi gerekmektedir. İcraatlarını yürütürken, politikalarını belirlerken ve topluma seslenirken bakış açısı, sadece adanın kuzeyinden ibaret olmamalı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimindeki Rum siyasilerin icraatlarını da görebilen, bölgedeki sıcak teması ve gasp edilmek istenen hakları da göz önünde bulundurarak kendisine en yakın olan Türkiye Cumhuriyeti ile “İnatlaşmak” yerine işbirliği içinde hareket ederek yürümelidir. Tabi mevcut Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Akıncı’nın propaganda videoları incelediğinde 5 yıllık cumhurbaşkanlığı sürecinde federasyon görüşmelerinden ve icraatlarından hiç bahsetmemesinin yanında oradaki söylemlerle de ters düşen paylaşımlar olduğu görülmektedir. Seçilmesi durumunda yeni dönemde neleri başarabileceği belirsizliklerle doluyken insan ister istemez sorma gereği duyuyor;

-Bizimle Federasyon yapmaya hazır bir toplum mu var? Yoksa federasyon bağlamında haklarımızı gasp etmek isteyen bir siyasi güruh mu karşımızda duruyor?

-Türkiye Cumhuriyeti ile inatlaşmak bize ne kazandırır? Neleri kaybettirir?

-Toplumu kutuplaştırmak kime ne kazandırır? Topluma neleri kaybettirir?

-Beş yıl boyunca Cumhurbaşkanı olarak icraatları neler? 2015 seçimlerinde neleri vaat etti? Neleri Başardı? Neleri Başaramadı?

-İlle de tek yol Federasyonsa bunu denemiş ve başarılı olamamış bir Cumhurbaşkanı mı seçilmeli? Yoksa Federasyonu savunan daha genç aday Tufan Erhürman’la mı yola devam edilmeli?

– Seçimlerin hemen ardından beşli konferans olacaksa Türkiye Cumhuriyeti yanımızda olmadan hangi kazanımlarla Federasyon söylemiyle masada olacağız?

– Yeni seçilen Cumhurbaşkanı ile birlikte KKTC’de hükümet ve Cumhurbaşkanı arasında birlikte hareket etme kabiliyeti olacak mı? Yoksa yine sık sık hiçbir şey üretmeden hükümetle kavga eden ve hükümet icraatlarını da üstlenme çabası içinde olup da kritik süreçte Bakanlar Kuruluna bile başkanlık etmeyen, küsen bir Cumhurbaşkanı mı göreceğiz?

-Cumhurbaşkanlığı Sarayı belirli ve kısıtlı görüşlere açık olan bir yer olmaya devam edecek mi? Yoksa farklı görüşlere inanan insanlarımıza da açık olacak mı?

Bu soruları çoğaltabilirsiniz. Fakat bu sorulara mevcut olanla cevap bulamayacağımız, çözüm üretmek imkansızlığını taşıyarak yürümek zorunda kalacağımız kesin. Çünkü Sayın Akıncı icraat değil inatlaşma derdinde. Hal böyle olunca her parti kendi adayına sahip çıkmak zorunda. Eğer ideolojiler bağlamında cumhurbaşkanı seçilecekse de; sağ veya sol söylem üretmesi, belirli bir ideolojiye inanmasına rağmen herkesi kabul edebilen bir cumhurbaşkanına ihtiyacımız var. “Bunlar bana oy vermesin” diyerek halkı kutuplaştırıp kavga edenden ziyade herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanına ihtiyaç olunan bir dönemden geçiyoruz. Solun en güçlü partisi CTP ve herkesin kabulleneceği CTP Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman olmasına rağmen ona da sol kesimden bilinçli olarak büyük bir saldırı var. Hem de keskin söylemlerle Sayın Tatar’a nasıl saldırıyorlarsa aynı şekilde Sayın Erhürman’a da saldırıyorlar. Sağın en güçlü partisi UBP ve  insani değerleri ön planda olan, sinirlendiğinde de sevindiğinde de  bunu hissedebileceğiniz UBP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Ersin Tatar’a da gizli gizli sağdan saldırı var. Sayın Tatar’ın “Halk Adamı” halktan biri olduğu kesin. Fakat yine söylüyorum; yanındaki yönündekilere dikkat etmesinde fayda var. Çünkü en çok saldırı en çok güvendiklerinden var! Hal böyle olunca her iki aday da seçime ramak kala daha dikkatli ama icraatlara yönelik söylemler üreterek propaganda faaliyetlerini devam ettirmek zorunda.

Saldırılar ve öteki içeren söylemler yerine cumhurbaşkanı adaylarının yeni dönemde neleri başarabileceğini anlatması lazım. Yeni seçilecek cumhurbaşkanı başarısız bir beş yılın ardından yine çözüm için halkı bekletmeye mi devam edecek? Bitmiş olan umutları nasıl yeniden canlandıracak? Gerçekten bir lider olabilecek mi? Sorunlar yumağı haline gelen KKTC’deki kamu yapılanmasını hükümetle el birliği ile çözüm üreterek daha güçlü bir devlet yapısı ile yoluna devam edebilecek mi? Siyasete ve Liderliğe olan güvensizliği ortadan kaldırabilecek mi?  Bunları açıklaması ve anlatması lazım.

CTP ve UBP… Her iki partinin de sağın ve solun en güçlü partisi olduğu bilinmesine rağmen, partili seçmenlerin oyları mevcut adaylara mı gidecek? Yoksa farklı adaylar arasında mı paylaşılacak? Bunu hep birlikte göreceğiz. UBP’nin içindeki kırgınlar bu seçimi 2015 seçimlerindeki gibi bir tür hesaplaşmaya dökmezse ikinci turun en güçlü adaylarından birisi hiç kuşkusuz ki Sayın Ersin Tatar. Eğer CTP bu defa aday çıkarttıkları Genel Başkanlarına sahip çıkarlarsa Sayın Tufan Erhürman da ikinci turun en güçlü adayı. Aksi durumda bu iki güçlü adayın, özelliklede solda yer alan adayın yerine ikinci turda mevcut Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yer alması muhtemel.  Hal böyle olunca ikinci tura kalacak olanları partili adayların mevcut oylarına sahip çıkarak kırgınları toparlaması ve kararsızların oyuna yönelik propaganda üretmesi belirleyecek. Son bir hafta içerisinde her iki parti de de toparlanma mevcut.

Siyasete ve siyasiye güveninin en fazla sarsıldığı bir dönemin içinden geçtiğimiz süreci yaşıyoruz. Dilerim; kazanan her kim olursa olsun, sorun yaratıcı değil sorun çözücü olsun. Bölücü değil, birleştirici olsun. Söylem değil, eylem yapan ve toplumsal faydayı gözeten bir Cumhurbaşkanımız olsun. Dönemin ne getirdiğine göre hareket eden değil, her dönem kendini bilen bir Cumhurbaşkanımız olsun. Ne güzel söylemiş Kurucu Cumhurbaşkanımız;

“Hayatta hiçbir zaman yalpalanmayacaksın. Düşüncelerinde bir ileri bir geri adım atmayacaksın. HER DÖNEMİN ADAMI DEĞİL, HER DÖNEMDE ADAM OLACAKSIN”

Her dönemin adamı değil, toplumunun çıkarlarını gözeten ve Kıbrıs Türkü’nün haklı mücadelesini savunan, gerekirse tüm dünyayı karşısına alarak “DİK DURUŞ” sergileyen Kurucu Cumhurbaşkanımızı rahmetle anarken, yeni seçilecek Cumhurbaşkanımızın da tıpkı onun gibi “DİK DURUŞ” sergilemesini, kavgalarını kapalı kapılar ardında vermesini, her kesimi kucaklayıcı bir toplum lideri olmasını diliyorum…

 

 

Ana Sayfa GÜNDEM Cumhurbaşkanlığı seçimi... İkinci turda kimler yarışacak?

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde Corona artışı önlenemiyor!

Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde son 24 saat içinde yapılan testlerin sonucunda 166 yeni koronavirüs vakasına rastlandı. Önü alınamayan yükseliş tedirginliğe sebep oluyor...