Piyasalar getiriliyor... Lütfen Bekleyiniz.



10 Aralık 2015 Perşembe, 08:47

Hasgüler yazdı: “Vaseline”li Gazetecilik?!

Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER, gazeteciliği ve gazete promosyonlarını irdeleyen bir yazıyı kaleme aldı. Gazetecilikte promosyonculuğu “Vaseline”li Gazetecilik’e benzetti.



Prof. Dr. Mehmet HASGÜLER, “Vaseline”li Gazetecilik ismini verdiği yazısında gazeteciliği ve yazılı basında promosyon denilen olguyu kalemine aldı.

işte Hasgüler’in o yazısı;

“Vaseline”li Gazetecilik?!

Yazılı basında promosyon denilen olgu rahmetli Özal döneminde Türk basınına çok ciddi şekilde bulaşmıştı… Promosyonlarla seçim dönemlerinde belli medya kurumları pazarlık güçlerini artırmak için daha çok okuyucu çekip tirajlarını yükseltmeye çabalıyorlardı… Bu mantık üzerinden promosyon günlerinde okuyucuya cazip gelmek için verilmedik ürünler kalmıyordu… Sonra kendiliğinden bu işin işe yaramadığını anladılar ve bu “arızalı” yayıncılıktan uzaklaştılar… O günlerde gazeteler ve dergiler bir de “muzır” yayın yapıyor diye poşetlere konuluyordu… Promosyon gazetelerin bir özendirme çabası olduğunu biliyoruz… Son zamanlarda Kıbrıs’ta da bir gazeteyi promosyon furyası teslim almış durumda…
Gazeteler sabun, kahve, şampuan ve hatta “vaseline” vermeye başladığında ilk aklıma gelen soru şudur: Gazete acaba neden buna ihtiyaç duyuyor? Okuyucularını belli bir sayıda tutma çabası olsa gerek… Peki okuyucularına “fındık fıstık” dağıtarak ulaşmanın toplumsal bir bedeli oluyor mu? Mutlaka oluyordur… En azından okuyucu grubu gazete bir şey vermediğinde gazeteyi almıyordur… Belki Pavlov’un şartlı refleksiyle bu durumu açıklamak mümkündür… Bu tür araştırmalar tüketici psikolojisinin esas ihtisas alanına giriyordur… Yani gazetesini istemek yerine sabununu, kahvesini, hatta vaselinini isteyen bir okuyucu grubu… Okurla böylesi bir ilişki kurmak gazeteciler için pek mantıklı bir durum olmasa gerek…

Tirajı artırmakla okur sayısı artmaz!
Gazete promosyonlarına iki şekilde açıklama getirilebilir… İlki okuyucuların bir bölümünün “ahlaki” düzeylerini bunu yapanlar araştırmışlar, öğrenmişler ve küçük şeylerle onları mutlu edeceklerine karar vermişler… Bunu gazeteyi tutundurma stratejisi olarak yürütüyorlar… Bunun kimseye zararı olmayabilir… İkincisi ise toplumun kültürel değerleri çok aşınmıştır ve her kesimden insan promosyon yoluyla gazeteyi alıyordur… Gazeteyi sürdürülebilir bir satış düzeyinde tutmak için o gazetenin yayınlanmasını isteyen sermaye grubu kendi sınırlarında başarılı oluyordur… Neticede okur-yazar ilişkisi olmayan, ticari mantıkla üretici-tüketici ilişkisine indirgenmiş bir yapıyla da karşı karşıya kalmak kaçınılmazdır. Fakat unutmamak gerekir ki, tirajın artması okur sayısının arttığı anlamına gelmiyor… Gazeteler gerçekten okur kitlesi istiyor mu, elbette o da apayrı bir tartışma konusu…

Gazetelerin kamuoyu oluşturma işlevi?
Elbette gazetelerin ülkemizdeki zorluklarını bilmeyen yoktur… En başta sayısal anlamda küçük bir toplum olduğundan okuyucu kitlesi ona göre göreceli olarak sınırlıdır… Buna rağmen nüfus yoğunluğuna bakıldığında gazetelerin sayısı epeyce kabarık ama etkilerini araştırmaya kalktığımızda onun üzerine pek fikir yürütmek mümkün değil… Gazetelerin fikri bakımdan etkinliğini yani kamuoyu oluşturma işlevi hususunda bir ölçüm yapıldığını pek bilmiyoruz… Bunların aslında gazete yayıncıları tarafından yapılmasının bu piyasa açısından elzem olduğunu biliyoruz… Öyle ki bazı gazetelerin belli dönemlerde özellikle seçimlerde işlev kazandığını ya da para kazandığını bilmeyen yoktur… Peki diğer zamanlarda okuyucularına kaliteli-güncel haber, dosyalar hazırlamak ve analiz yaptırmak konusunda işlevi ne düzeyde? Bu sorunun yanıtı da okuyucunun acımadan para verip aldığı gazete saysından anlaşılabilir. Burada bir çırpıda halkın para vererek aldığı yöneldiği gazetelerin aslında sadece 4 olduğuna sanırım kimse itiraz etmez… Bunları kolaylıkla sokakta küçük bir araştırma yaptığınızda görebilirsiniz: Kıbrıs, Afrika, Havadis ve Yeni Düzen…

Çok seslilik mi gürültü mü?
Gazetelerin sayısal olarak artması kendi içinde çok sesli bir yayıncılığın güvencesi olacağını sanırım herkes kabul eder… Şimdilerde bazı gazetelerin promosyon gürültüsüyle var olma tercihi sürüyor… Bildiğim kadarıyla söz konusu gazetenin sermaye grupları turizm ve casino sektöründe önemli yatırımlara sahiptir… Öyle ki, böylesi yatırımları olan bir ticari grubun promosyon yoluyla gazete sattırmaya çalışmasının “verimli” bir girişim yolu olmadığı bir süre sonra anlaşılabilir.…Bir yerden sonra promosyon yoluyla bir tür “haksız rekabet” yaratarak basın camiasında yer almak, yerel gazeteler açısından bir tepkiye yol açabilir… Doğrusu bu durumdan en fazla çekinmesi gereken hizmet sektöründe çok önemli yatırımları olan iş insanlarıdır… Bu anlamda gazete üzerinden yapılan bu promosyonlar bazı tepkilere de yol açabilir…

Copyright © 2013 Xturk MultiMedya Tema. Powered by Wordpress.
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz