10.8 C
Lefkoşa
17 Ocak 2021 Pazar

Küresel Köyde Algıdan ve Duygudan Yoksun Yaşıyoruz.

İletişim kuramcısı ve kitle iletişimi üzerine çalışmaları ile bilinen Marshall McLuhan’ın  iletişim teknolojileri ve internetin insan hayatını değiştireceği ve dünyanın Global village (küresel köy)’e döneceği söyleminin hayat bulduğu süreci yaşıyoruz. Zaman ve mekân kısıtlamasına tabi olmadan dünyanın dört bir yanına artık görsel ve sesli olarak ulaşmanın mümkün olduğu bir sürecin içindeyiz.  Küresel köyde dayatma kültürle ve kendi istek ve irademizin dışında bize biçilen hayatları yaşıyoruz. Mağara çağından günümüze gerçekleşen algılarımızın anlamsızlaştırıldığı, duygularımızın varlığını hissetmeden yaşamaya çabalıyoruz. İşin en ilginci kendi çizdiğimiz hayatı yaşadığımızı ve kendi irademizle aldığımız kararlarımızı uyguladığımızı sanıyoruz.

 

Küresel sermayenin metası olmuş durumdayız. Fakat harcamalarımızı kendi irademizle yaptığımızı sanıyoruz.

Küreselin istediği şekilde sistemimiz şekilleniyor. Fakat biz kendimiz düzen kurduğumuzu iddia ediyoruz.

Küreselin dayattığı modernite denen illetle yaşıyor, kendimizi modern sanıyoruz.

Yakıyoruz, yıkıyoruz, yok ediyoruz. Ama kopyala yapıştır yaşadığımız hayatta ürettiğimizi sanıyoruz.

Küresel köyde köyün en büyük illeti korona virüs vakası ile uğraşırken, farkında olmadan hem toplumsal yaşamdan kopup daha çok bireyselleşiyoruz, hem de kültürel olarak büyük bir erozyona uğruyoruz. Genelde dünyada tek tip yaşama, özelde KKTC’de kutuplara bölünerek daha bireyselci, fakat hiçte kültürümüzle uyuşmayan, yaşamımızla örtüşmeyen fikirsel kutuplaşmalara ve çatışmalara doğru sürükleniyoruz.

Küresel köyün en büyük dayatması internet ve salgınla birlikte artık radyo, televizyon, gazete, kitap vb. şeylere dijital ortamda ulaşıyor, okumadan incelemeden 45 saniyede videolardan dinleyerek algıladığımız ya da algılamamızı istedikleri kadarını dinleyerek kutuplaşma fitilini bizlerde yakıyoruz.  Görsel iletişimin ağırlıklı olduğu ve algıları bir kare fotoğraf ya da çok kısa videoların yönettiği dijital çağda bilgisizce ve yüzmeyi bilmeden enformasyon okyanusuna açılıyoruz. Derinliklerinde boğulduğumuz dijital ortamda bilmeden, anlamadan daha çok kutuplaşarak ve birbirimizi ötekileştirerek kendi kendimize saldırmaya devam ediyoruz. Bilgilerimizi paylaşmak yerine algıları yönetecek insanlara bilgilerimizi satarak bilgiyle de kötülüğe hizmet ediyoruz. Yaşamsal alanlarımızı kısır çekişmelerle boğuyoruz. Sonrada; “Neden mutsuz bireyler, mutsuz toplumlar yaratıyoruz?” diye dert yanıyoruz. Kısacası Küresel köyün kapital dayatmaları ile daha robotlaşmış insan figürleriyle toplumundan kopuk yaşayan bireyler yetiştiriyoruz.

Eskiden mağaralara çizilen resimlerde okuma yazma bilmeyen insanların duygularını taşıyan figürlerin yansıması vardı. Şimdi dijitalleşen dünyada, dijital mağara dönemini yaşadığımız günlük hayatta, insanlar sosyal medya duvarlarında paylaştıkları resimler veya videolarla anlaşmaya çabalıyor. Fakat sosyal medya duvarlarına yansıyan resim ve videoların eski mağara resimleri kadar duygusu yok. Dijital mağara döneminin yansıması, duygudan yoksun, doğal ifadelerin yansıması olmayan fotoğraf kareleri ve videolar, hakimiyet alanı yaratma bağlamında mutsuzlukların ve duygusuzlukların yansıması olarak karşımızda duruyor. Maalesef kültürel bağlamda ve toplumsal bilinci taşıyabilecek her olgu ve olayda çarpıtılarak medya mensupları aracılığıyla para karşılığı servis ediliyor. Zorlu süreçte görev yapan medya mensubu ya küresel sermayeye hizmet eden patronları ya da kendi meslektaşları tarafından linç ediliyor. Hal böyle olunca da sabah dijital gazetelerde de aynı haberleri, dijital medya platformlarında da aynı söylemleri sıklıkla görüyoruz.

Daha fazla teknolojiye, daha fazla bilgiye sahip olmamıza rağmen duygusuzca ve bilişsel algıdan yoksun bir sistemin içerisinde küresel köy dayatmalarını kabul ederek kendimizden kopa kopa, parçalara ayrıla ayrıla yürüyoruz. Maalesef KKTC’de buna dur demeye, ne bizi yönetenler nede yönetenlere danışmanlık edenlerin çare arama gibi bir derdi yok. Ya bu sorunları aşmak için küresel köyün imkanlarını kendi lehimize çevirecek şekilde kullanacağız, yada açıldığımız küresel köyün enformasyon sistemi içerisinde bölünüp parçalanıp yok olacağız. Birlik olursak başarabileceğimiz çok şey var. Çaresiz değiliz. Çünkü ÇARE= SİZSİNİZ.

Sağlık sorunlarının yok olduğu, toplumu yönetenlerin “BİZ” olabilme derdinin var olduğu günlerde buluşmak dileğiyle…

Yrd.Doç.Dr. Muharrem Özdemir

Tüm Yazıları

 

Ana Sayfa BİLİM VE TEKNOLOJİ Küresel Köyde Algıdan ve Duygudan Yoksun Yaşıyoruz.

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

BAKANLAR KURULU TOPLANTISI TAMAMLANDI

Başbakan Ersan Saner başkanlığındaki toplantı sona erdi yaklaşık 2 saat sürdü. Toplantıda, covid-19 vakalarındaki artış nedeniyle alınması beklenen ek tedbirler değerlendirildi. Az sonra açıklama yapılması bekleniyor...

TRAFİK KAZASI!