Piyasalar getiriliyor... Lütfen Bekleyiniz.



29 Temmuz 2018 Pazar, 19:17

Megan Fox’tan İstanbul Mesajı!

Geçtiğimiz günlerde belgesel çekimi için geldiği Türkiye’e gelerek Çanakkale ve İstanbul’u ziyaret eden Megan Fox, “İstanbul’u anlamak için mutlaka Kapalıçarşı’ya gitmek zorundasınız” dedi



Megan Fox, mitolojik efsaneleri konu alan belgesel programı “Myths &Mysteries”in Troya Savaşı konulu bölümünün çekimleri için geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelmişti.  32 Yaşındaki dünyaca ünlü oyuncu, önümüzdeki aylarda Travel Channel’da yayınlanacak belgeseli ve Türkiye günlerini anlattı.

Travel Channel’a hazırladığınız belgesel projeniz için geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gittiniz. Öncelikle Troya Savaşı’nı anlatan bölümün detaylarından biraz söz eder misiniz?

– Biz bu belgeselde, eski hikayeleri, mitolojik efsaneleri, onlarla ilgili ulaşılan son bilgileri ve gelişmeleri veriyoruz. Türkiye’ye de Troya Savaşı ile ilgili son keşifleri öğrenmek için gittik. Neler olup bittiğini, ulaşılan son bulguları uzmanlarla konuştuk. Troya Savaşı bir gerçek mi yoksa kurgusal bir mit mi sorusuna cevap aradık.

Tarihe, eski kültürlere merakınız ne zaman başladı?

– 13-14 yaşlarımdayken, eski kültürlerin ve mitolojik olayların dikkatimi çektiğini, bu bilgileri öğrenmeye aç olduğumu fark ettim. İyi bir öğrenci değildim. Okula gitmeyi hiç sevmiyordum. Okulla ilgili sevdiğim tek şey tarih dersleriydi. Sanırım 8’inci sınıftayken tarih dersinde Yunan Mitoloji okumuştum. İyi not aldığım ve ödevlerimi yaptığım ilk ders o olmuştu… Diğer derslerde ödev yaptığımı hiç hatırlamıyorum (gülüyor). Sadece sınavlara girip sınıfı geçmeme yetecek kadar not almaya çalışırdım. Sadece tarih derslerinde ödev yapıyordum çünkü gerçekten öğrenmek istiyordum.

  • Belgeseli, Los Angeles merkezli olan, İstanbul’da da faaliyet gösteren Karga 7 Pictures çekiyor. Projenin yapımcıları Emre Şahin ve eşi Sarah Wetherbee ile nasıl tanıştınız?

    – Birkaç yıl önce, daha son çocuğum doğmamışken tanıştık. “Son çocuğum” da dememeliyim aslında! Sonuçta birkaç yılda bir dünyaya çocuk getiriyorum, bu gidişle 6 tane daha yapacağım herhalde. Neyse, konuya dönersek… Bir proje geliştiriyordum. Fikir aşamasındaydı. Prodüksiyon şirketi araştırıyordum onun için. Derken bir arkadaşım Karga 7’den bahsetti. Emre’nin yaptığı birçok yapımı izlemiştim zaten. Hepsi harika, beğenerek takip ettiğim şovlardı. Benim için de belgeselimin güzel olması, izleyicinin ilgisini çekecek şekilde çekilmesi, gittiğimiz yerlerin ruhunu ve güzelliğini izleyiciye yansıtması, hikayenin anlatımı önemliydi. Karga 7’nin yapımlarını daha detaylı inceleyince isteklerime en güzel onların cevap vereceğini anladım. Devamında zaten birlikte çalışmaya başladık.

    Gelelim dünyanın en özel şehirlerinden olan İstanbul’a… Neler söylemek istersiniz İstanbul’la ilgili?

    – İstanbul çok güzel bir şehir gerçekten. Çok yoğun, çok hareketli bir şehir. Çok da kalabalık, öyle değil mi? Kaç milyon insan var İstanbul’da emin değilim ama New York’tan bile fazla olabilir. Her yer inanılmaz kalabalık (gülüyor). İstanbul’da bana en ilginç gelen şey tüm modern yapıların yanında bir bakıyorsunuz yüzlerce yıllık bir saray çıkıyor karşınıza. İstanbul’da tüm o yeni binaların içinde bile eskiyi hissetmek mümkün. Bu bana çok ilginç gelmişti.

    Nerelere gittiniz İstanbul’da?

    – İstanbul’da bir günümüz tamamen boştu. Hedefimiz Kapalıçarşı’ya gitmekti ama şöyle oldu… Öncesinde kendime sandalet almak istedim, çünkü yanımda sadece kapalı ayakkabılar vardı ve hava çok sıcaktı. Ayaklarım hava alsın istedim (gülüyor). Onun için bir alışveriş merkezine gittik, tesadüfen de indirim vardı. Dört saat alışverişte harcayınca Kapalıçarşı’ya geç kaldık, meğer saat 19.00’da kapanıyormuş. Kapanması için çok erken bir saat değil mi? Annem de benimleydi ve özellikle onun görmesini çok istemiştim oysa. Çünkü bana sorarsanız, İstanbul’u anlamak için mutlaka Kapalıçarşı’ya gitmek zorundasınız.

    Ama İstanbul’a ilk geldiğinizde gitmiştiniz oraya, öyle değil mi?

    – Evet, ben görmüştüm Kapalıçarşı’yı. O kadar çok şey almıştım ki hem de… Kırılabilir bir sürü süs eşyası ve lambalar. Onları yanımda taşıyıp riske atmak istememiş, hepsini adresime postalatmıştım.

    Ufukta yeni film projeleri var mı?

    – Bende ne oluyor biliyor musun? Sürekli hamileyim ve çocuk doğuruyorum (gülüyor). Sinema sektöründe hamileyken çalışılmıyor maalesef. Her hamilelik 1-2 yıl götürdü kariyerimden. En son televizyon serisi “New Girl”ü yaptım. Çok sevdiğim de bir iş oldu. Şimdi üzerinde çalıştığım birkaç bağımsız film var. Sonra belki bir gişe filmi yapabilirim ama şimdilik odaklandığım tek şey “Myths&Mysteries”…

Copyright © 2013 Xturk MultiMedya Tema. Powered by Wordpress.
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz