Piyasalar getiriliyor... Lütfen Bekleyiniz.



24 Aralık 2014 Çarşamba, 19:46

Mehmet Eziç’ten İstanbul için yeni yatırım projesi

Eziç Restaurantlar Zinciri Türkiye yolunda… Eziç: ‘Kıbrıs’ta iş yapan iş adamları, dünyanın her yerinde başarabilir. Bizim de zaman zaman araştırdığımız oluyor. Türkiye’de düşüncemiz İstanbul. Şirketi kurduk, isimler tescillendi, her şey bitti aslında.’



Çalışmak, çalışmak, çalışmak. Sonunda da çalışarak başarmak. Kıbrıs iş dünyasının saygın isimlerinden biri Mehmet Eziç. Sendikaların eylem üzerine eylem yaptığı, vatandaşın kamuda istihdam uğruna kolaylıkla oy ve parti değiştirdiği bir dönemde, küçüğünden büyüğüne örnek olması gereken bir iş adamı.

Sıfırdan, hatta arkadaşından ödünç aldığı makineyle başladığı iş hayatında, birkaç metre karelik dükkandan, KKTC’de dev bir restoran zincirine giden bir yükseliş grafiği var Mehmet Bey’in. Ve şu an yaklaşık 300 kişiyi istihdam ediyor işletmelerinde. Ekonomi açısından da büyük bir katma değer oluşturuyor.

Son dönemlerde yavaş yavaş işleri büyük kızı Hazal Eziç’e teslim ediyor Mehmet Bey. Kendisi biraz daha toplum için, ülke için sosyal sorumluluk projelerine ağırlık veriyor.

Sosyal medyada ne kadar aktifse, gazete ve televizyonlar için tam aksine mesafeli. Kolay kolay göremezsiniz Mehmet Eziç’i. Ama Ekonomi Kıbrıs Prestige için durum farklı. İlk günden bu yana KKTC’nin ekonomi dergisine fikir ve tecrübeleriyle ışık tutan Mehmet Bey, Atıl Ayaz’ın Kıbrıs Genç TV’de hazırlayıp sunduğu Ekonomi Kıbrıs programındaydı.

Sadece iş ve ekonomi dünyasının saygın isimlerinin konuk olduğu programda keyifli bir sohbet, çarpıcı başlıklar vardı.

Bürokratik engellerden, yeni yatırım planlarına, ara eleman ihtiyacından üniversitelerin çarşı pazara müdahalesine kadar birçok konuyu ele alındı.

Mehmet Eziç’in ilk vurgusu, KKTC’de hayatın bir parçası haline gelen belirsizliğe..

“Bu belirsizlik ve sürekli aynı sıkıntılarla karşılaşmak, iş dünyasını mutsuz ve huzursuz ediyor. Geleceğini göremediği için iş adamı yatırımlarını ona göre yapıyor veya yapmıyor. Sürdürülebilir bir gidişat olmadığını herkes söylüyor zaten ama kimse elini taşın altına koymuyor. 40 yılda çok farklı bir noktaya geldi ülkemiz. Komple sistemin değişmesi gerektiğine inanıyorum ben. Gerçi herkes benzer konuşmalar yapıyor ama fedakarlığa herkesin kendinden başlaması gerekti zaman, o noktada duruyorlar.“

Bir yerden başlamak gerek ama nereden ve nasıl? Soru çok fakat yanıt bulana kadar hayatı hızla akıyor. Ekonomik veriler kötüye gidiyor, borçlar alarm veriyor.. Siz piyasanın, sektörün içindesiniz. Nasıl yorumluyorsunuz tabloyu?

“Aslında ekonomi olarak ülke adına kötüyüz. Fakat piyasaya o oranda yansımadı. Son iki yıldır turizmdeki yükselme, artı öğrenci sayısındaki artıştan dolayı, her türlü engellemeye rağmen bir miktar piyasaya kayıyor o gelir. Dolayısıyla tam dibe vurmadan, az da olsa yukarıda tutuyor ülke ekonomisini. Bir analizim var bu konuda. Akşam saatleri özellikle, caddedeki araba sayısı çok az. Saat altı, altı buçuk gibi hem Girne, hem de Lefkoşa’da caddeye bakınca görüyorsunuz tenhalığı. Bu tehlikedir. Bana göre 2015’e ekonominin kötü yansıyacağı anlamına gelir. Çünkü birkaç yıldır kazandığını değil, kazanacağını harcadı herkes. Kazanacağı da çoğalmadı ya da azaldı.. İnanılmaz borcu var vatandaşın. Özellikle kredi kartlarında yakın zamanda başımız çok ağrıyacak gibi.”

Vatandaşın ayağını yorganına göre uzatmadığını gösteren bir gözlem daha, dileriz borçlanma adına alınan tedbirler en azından bundan sonrası için etkili olur. Mehmet Eziç’in sözlerinin satır arasına dönelim şimdi. Turizm ve öğrenci akışının piyasaya olumlu yansıdığını belirtiyor, ama bir vurgu yapıyor orada; ‘her türlü engellemeye rağmen’ diyor. Gelin engellemenin detayına bakalım. Sektörde görüşüp konuştuğunuz tüm işletmeciler gibi, aynı dertten muzdarip Mehmet Bey..

“Üniversitelere giren girdilerin piyasada dengeli paylaşıldığına inanmıyorum açıkçası. Doğu Akdeniz hariç, diğer üniversiteler monopol oldular. Öğrenciden gelecek tüm geliri kendileri alma yarışındalar. Piyasaya mümkün mertebe akışı engellemeye çalışıyorlar. Yurtları okulların içine topladılar, tüm yiyecek içecek işletmelerini kendileri çalıştırıyorlar. Dışarıdan hiçbir işletmenin servisine dahi müsaade etmiyorlar. Resmen askeri bölge ilan edilmiş durumda. Bu durum rahatsız edici.. Paylaşmayı bilmeliler.. Hiç mi dışarı çıkmıyor öğrenci, çıkıyor. Ama kendi çabasıyla. Yurt yapmasınlar demiyorum, yapsınlar ama şehir içine yapsınlar. Dolaylı olarak öğrencinin çevresine de, çarşı pazara da katkısı olsun..

Aynı şekilde turizmde de bu sıkıntı var. Kumar turizmi olsun ama her şey dahilin kalkması lazım ülkeden. Çünkü her şey dahil sistemi ülkemize yapacağımız en büyük kötülüktür. Hem imaj olarak, hem de paylaşım olarak. Getiriyorlar turisti, kapatıyorlar otele beş gün, bir hafta.. Tekrar kendi minibüsleriyle götürüp, uçağa bindirip gönderiyorlar ülkesine. Ama daha sonra Kıbrıs’a gelenlerle karşılaştığımızda konuşuyoruz, sadece geldiği otel isimlerini sayıyor. Ötesi yok. “

Turizm Yatırımcılar Birliğİ’nin de bahsettiği noktalardan biriydi bu sözler. Dönelim aynı birliğin öne çektiği ara eleman ihtiyacına. Daha doğrusu personel transferi zorunluluğuna. Vasıflı eleman sıkıntısı, tüm iş dünyası gibi Mehmet Eziç’in de en sık yaşadığı sorunlardan biri..

“Öncelikle şunu söylemek isterim ki; Eziç’i Eziç yapan, bizim kadar çalışan personelimizdir. Çalışan personelimizin aidiyetidir, işine bağlılığıdır. Uzun zamandır birlikte çalıştığımız, kemikleşmiş, Eziç ile bütünleşmiş çalışan arkadaşlarımız var. Onların sayesinde işletme kendi kendini götürüyor.

Ama ülke geneline bakarsanız sunum ve mutfak kısmında her geçen gün daha da geriye gidiyor personel kalitesi. Türkiye’deki gelir seviyesi yükselince, o taraftan gelen çalışan potansiyeli de azaldı. O yüzden seçim yapmak eskiye göre daha da zor olmaya başladı. “

‘Maalesef yerli çalışanımız olmuyor!’

“5-6 ay önce gazetede dört gün arka arkaya ilan çıktık. Bilerek yaptık bunu da, şöyle dedik: Sabah sekiz, akşam beş arası çalışacak arkadaşlar arıyoruz. Bir tane KKTC vatandaşı başvurmadı. İki tane oldu, onlar da sonradan KKTC vatandaşlığı almış. İnanın yok, bizim sektörü beğenmiyorlar. Başka ülkelere gidip bulaşıkçılık yapıyorlar, temizlikçi oluyorlar ama bizim ülkemizde maalesef..

İyi bir garson olmak, iyi bir şef olmak, kasiyer olmak, barmen olmak işten sayılmıyor. Öyle bir algı oluşmuş ki ülkede, o iş değil vatandaşın gözünde. Herkes üniversite mezunu oldu biliyorsunuz, beklentileri işletmeye girip müdür olmak. İş yerinde işi öğrenmek, kariyerini geliştirmek ikinci sırada, müdürlük mevkii ve çalışma saatleri öncelikli her zaman..

Ama gençlerin değil, tüm ailelerin suçu var burada. Bizim nesil son nesildi çalışarak okuyan. Bizden sonraki nesilde o bitti. Şimdi ‘biz ezildik, onlar ezilmesin’ yaklaşımı var.

Biraz ümidim oldu gerçi. Son iki yıldır yaz aylarında müracaat başladı. Çok değilse bile, bir iki KKTC vatandaşı yazın çalışmak için geliyor. İki ay diyor, bir ay çalışıyor ama başladı yavaş yavaş. “

Başlıkta duyurduğumuz konuya dönelim o zaman, yani yatırımlara.. Girne’de, Lefkoşa’da, Mağusa’da marka olan Eziç, günden güne büyüyen Lavash’tan sonra yeni bir hamle gelecek mi? Herkesin merak ettiği bir konu aslında bu. Özellikle Kıbrıs’a gelen, meşhur tavuk dolmasını yiyen tüm misafirlerimiz de bu yanıtı merak ediyor. Yani yurt dışı planları var mı ufukta?

“Şu anda ülkedeki yatırımlarımıza biraz ara verdik gibi. Üst limite geldiğine inanıyorum, son çalışmamız Lavash markası da oturdu. Mağusa’da Lavash’a büyük talep var. Orada gidip geliyoruz yatırım kararı konusunda. Yatırıma ara verdik ama yenilenmemiz aralıksız sürüyor. Yeni dekorlar, yeni münüler özellikle.

Kıbrıs’ta iş yapan iş adamları, dünyanın her yerinde başarabilir. Bizim de zaman zaman araştırdığımız oluyor. Temasta olduğumuz birkaç yer de var açıkçası. Türkiye’de düşüncemiz İstanbul. Aslında ilk düşüncem ikinci kademe şehirlerden başlamaktı ama İstanbul herhalde daha doğrusu olacak diye düşünüyorum. Şirketi kurduk, isimler tescillendi, her şey bitti aslında. Ama biraz daha nefes almak istiyoruz. Arada bir bakıp geliyoruz.“

Yurt dışına açılma projesinin detayları şimdilik bu kadar. Ama yakın bir zamanda metropol İstanbul Kıbrıs’ın lezzetiyle tanışacak. Mehmet Eziç ve çalışma arkadaşlarına bu zorlu yolculukta başarılar dileriz

Kaynak: http://www.ekonomikibris.com/mehmet-ezicten-istanbul-icin-yeni-yatirim-projesi/5673/

Copyright © 2013 Xturk MultiMedya Tema. Powered by Wordpress.
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz