Piyasalar getiriliyor... Lütfen Bekleyiniz.



20 Nisan 2016 Çarşamba, 09:35

Merkez Bankası büyümeyi hatırlasın

Ekonomist Erkin Şahinöz, Merkez Bankası’nı kaleme aldı.



Dünya enflasyon odaklı para politikasını sorgularken, Türkiye’de yeni bir dönem başlamalı. Çetinkaya ile birlikte Merkez Bankası, büyüme ve enflasyonu aynı anda götürmeli. Ya da enflasyon ve işsizliği gözeten çift hedef olmalı diyen Şahinöz’ün işte o yazısı;

Türkiye ekonomisinin 1900’lı yıllarda üç temel sorunu vardı. Yüksek kamu borcu, çarpık bankacılık sistemi ve yüksek enflasyon nedeniyle makroekonomik istikrar bir türlü yakalanamıyordu. Kaçınılmaz son geldi, Türkiye tarihinin en ağır ekonomik krizini yaşadı. 2000-2001 ikiz krizlerinin getirdiği büyük çöküntüden sonra bankacılık sistemi yeniden yapılandırıldı, iç borçlanma yoluyla oluşturulmuş yabancı para açık pozisyonları büyük ölçüde kapatıldı, sermayeleri güçlendirildi, gözetim ve denetim iyileştirildi ve bugün yabancı sermayenin cazibe merkezi haline geldi.

SİYASİ İSTİKRAR
2002 seçimleriyle birlikte AK Parti’nin iktidara gelişi ve siyasette yakalanan istikrar ekonomik aktörlerde yavaş yavaş güven oluşmasını sağladı. AK Parti’nin en önemli ekonomik başarılarından biri faiz dışı fazla hedefleriyle uygulanan katı mali disiplindir. Bu sayede Türkiye kamu borcunun GSYH’ya oranını Avrupa ekonomilerinin yakalayamadığı Maastricht kriterinin dahi altına indirebilmiştir. Bütçe açıklarının düşürülmesi yüksek enflasyonun bel kemiğini kırmıştı ancak enflasyonu tek haneye indirebilmenin yolu ekonomik birimleri ve insanları enflasyonun düşeceğine ikna etmekti. Bunun için de Merkez Bankası 2000’li yılların başlarında “enflasyon hedeflemesi” uygulamasına geçti. Önce örtük sonra açık enflasyon hedeflemesi yapmak suretiyle enflasyonu yüksek tek hanelere indirmeyi başardık. Enflasyon hedeflemesi kapsamında Merkez Bankası’nın temel amacı fiyat istikrarını sağlamak. Merkez Bankası Kanunu’nda “Banka, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler” deniliyor. Ancak Merkez Bankası’nın hesap yükümlülüğü enflasyon hedefinin tutup tutmamasına bağlı. Büyüme söz konusu olduğunda böyle bir yükümlülük yok. Enflasyon hedeflemesine geçtiğimizden bu yana dünya ekonomisinde, global finans piyasalarında ve Türkiye’de dinamikler radikal bir şekilde değişti. Finansal sistemdeki rezerv para bolluğu ve ucuzluğuna rağmen küresel ekonomi canlanmıyor, gelişmiş ülkelerde düşük enflasyon problemi devam ediyor.

DÜNYA DEĞİŞTİ
Dünya genelinde büyüme sorunu var. Ağırlıklı olarak enflasyona odaklı para politikası uygulamaları dünya genelinde sorgulanıyor. Avrupa Merkez Bankası bile 60-70 yıllık geleneğini bozdu. Büyüme odaklı agresif para politikaları devreye soktu. ABD Merkez Bankası hem enflasyonu hem de işsizlik oranını (büyüme göstergesi) gözeten para politikası uyguluyor. Türkiye de hem ekonomik büyümeyi hem de enflasyonu orantılı bir şekilde gözetecek bir alternatif hedef belirlemeyi gündemine almalı. Hem büyümeyi hem de enflasyonu hedefleyen Nominal GSYH hedeflemesi gibi tek bir hedef ya da enflasyon ve işsizlik oranını hedefleyen çift hedefli bir politika olabilir. Enflasyon hedeflemesinde, Merkez’in ekonomik büyümeye yeteri kadar öncelik veremediği aşikar. Kaldı ki enflasyon hedeflemesinin petrol-kur- gıda üzerinden gelen arz şokları karşısında yetersiz kaldığını da hem Türkiye özelinde hem dünya genelinde gördük. Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Sn. Murat Çetinkaya ile başlayan yeni dönemde yeni bir Merkez Bankası hedefi düşünülmeli. Başkanı tebrik ediyor ve başarılar diliyorum.

ARTIK FAİZLER İNEBİLİR
Başkan Çetinkaya’nın eli güçlü. Hem dünyada hem Türkiye’de faiz indirimi için şartlar uygun. Malzeme hazır. İş şimdi helva yapmakta…

Faiz indirimi için şartlar hiç bu kadar uygun olmamıştı. Mart’ta gıda enflasyonunda yaşanan sert düşüş sayesinde TÜFE enflasyonu (manşet enflasyon) yüzde 7.5 düzeyine geriledi. Enflasyondaki düşüş “Merkez Bankası’ndan bu sefer güçlü bir indirim gelebilir” beklentisini kuvvetlendirdiği için “gösterge faiz” uzun zaman sonra yüzde 9.5’un altına indi. Dışarıda da hava son derece iyi. Bu yılın başında “ABD ekonomisi resesyona gidiyor”, “Çin ekonomisinde sert iniş yaşanacak” kaygıları piyasaları germişti. Çin’de bileşik PMI endeksinin 50,0’nin üzerine çıkması (50 büyüme ve daralmayı ayıran eşiktir) ve ABD’de tarım dışı istihdam artışlarının 200 binin üzerinde devam etmesi bu gerginliği azalttı. ABD’de resesyon olasılığı Fed’in faiz artırım sürecini sekteye uğrattı. Piyasa profesyonelleri bu yıl Fed’den ilk faiz artırımını Aralık toplantısında bekliyor. Avrupa’da devlet faizleri 8 yıla kadar eksi bölgede bulunuyor. Merkez’in güçlü bir faiz indirimi yapabilmesi için her şey hazır.

Copyright © 2013 Xturk MultiMedya Tema. Powered by Wordpress.
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz