enflasyonemeklilikötvdövizkktckktc haberson dakikakıbrıs son dakikakktc gazeteleri
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C

Tabipler Birliği’nden 1 Aralık Dünya AIDS Günü mesajı…

Tabipler Birliği’nden 1 Aralık Dünya AIDS Günü mesajı…
01.12.2022 12:36
A+
A-

 

Kıbrıs Türk Tabipler Birliği, HIV ile enfekte olduğu saptanan yabancı uyruklu kişilerin sınır dışı edilmesi uygulamasından vazgeçilmesini istedi. 

Birlik Yönetim Kurulu Üyesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Nesil Bayraktar, dünya genelinde HIV ile yaşayan yaklaşık 38,4 milyon kişi olduğunu ve KKTC’de kayıtlı 116 HIV pozitif KKTC vatandaşının bulunduğunu kaydetti. 

 

Bayraktar, 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle “Ayrımcılık ve ötekileştirmenin ilacı eşitliktir” başlığıyla yayımladığı mesajda, yaklaşık 1997 yılı itibari ile tutulan kayıtlarda KKTC’de 25 yılda toplam 8 kişinin HIV ilişkili hastalıklar nedeniyle kaybedildiğini belirtti.

 

Dünyada HIV ile yaşayan bireylerin ancak yüzde 75’inin tedaviye ulaşabildiğini ifade eden Bayraktar, Kıbrıs’ın kuzeyinde kayıtlı HIV ile yaşayan bireylerin tamamının etkin tedavi erişimine sahip olduğunu aktardı.

 

HIV ile enfekte kişilerde erken tedavi başlanması halinde AIDS gelişmesinin önlenebileceğini belirten Nesil Bayraktar, bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü’nün 2016 yılında yayınladığı bildiride, hastaların bağışıklık durumu ne olursa olsun, tanı konduğu anda tedaviye başlanması gerektiğinin ifade edildiğini hatırlattı.

 

Bayraktar, KKTC’de de HIV tanısını koymak için tüm ekipmanların mevcut olup HIV ile mücadele programı dahilinde, 189 ülkenin bu uygulamayı sürdürdüğünü bildirdi.

 

Tedavi altındaki kişilerde viral yük baskılandığından virüsün çoğalması ve bağışıklık sistemine zarar vermesinin önlendiğini, aynı zamanda bulaşıcılığın da önüne geçildiğini kaydeden Bayraktar, DSÖ’nün 2022-2030 yılları arasında Global Sağlık Stratejileri rehberliğinde; HIV, Hepatit B, Hepatit C ve cinsel yolla bulaşan hastalıklarla mücadeleyi aynı başlık altına aldığını ve HIV enfeksiyonunu kronik bir sağlık sorunu kapsamında değerlendirdiğini anımsattı.

 

-“KKTC’de HIV pozitif olduğu tespit edilebilen yabancı sayısı sadece 40…”

 

KKTC üniversitelerde kayıtlı 51 bin 280 öğrenci ve istatistiki bilgisi olmayan kayıt dışı çalışan yabancı uyruklu bireyin varlığının söz konusu olduğunu ifade eden Bayraktar, 2022 yılı içerisinde HIV enfekte olduğu tespit edilebilen yabancı uyruklu kişi sayısının sadece 40 olduğunu aktardı.

 

Bayraktar şöyle devam etti:

 

“Rakamlardan da anlaşılacağı üzere mevcut uygulama toplum sağlığını ve ekonomik koşulları göz önüne aldığımızda artık etkinliğini yitirmiş ve tam tersi bir etkiyle hem enfekte kişilerin tedaviye erişimini engellenmiş hem de bulaşı önleme konusunda yetersiz kalmıştır.  Dolayısıyla HIV ile enfekte olduğu saptanan yabancı uyruklu kişilerin maruz kaldığı ilkel sınır dışı edilme uygulamasından vazgeçilmelidir.

 

HIV enfeksiyonundan korunmak için öncelikle korunmalı cinsel temas, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve HIV için düzenli test yaptırmak, ortak enjektör ve uyuşturucu kullanımından kaçınmak ve şüpheli temas sonrası/öncesi danışmanlık hizmetine başvurulması önerilmektedir.

-“Okullarda bilinçlendirme çalışmaları artırılmalı”

 

HIV ile yaşayan kişiler, toplum yapısı nedeniyle damgalanmakta ve ayırımcılığa maruz kalmakta, bu nedenle de kendilerini saklama eğilimi gösterebilmektedir. Oysa hiçbir sağlık sorunu insan hakları doğrultusunda ötekileştirici söylemlerle toplumda yer almamalıdır.  Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle okullarımızda cinsel eğitim derslerinin içeriğinin düzenlenmesi ve bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerekmektedir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda yaygın test kampanyaları ile erken tanı ve tedavi girişimleri planlanmalıdır.”

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.