Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği, Lipödem Farkındalık Ayı nedeniyle, alanında uzman isimlerle birlikte hastalığa dikkat çekmek amacıyla bilgilendirme toplantısı düzenledi.
Lipödemin belirtileri, tanı süreci ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren uzmanlar, erken tanının önemine dikkat çekti.
Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği, Haziran Lipödem Farkındalık Ayı kapsamında halkı bilgilendirme toplantısı düzenledi. Gönyeli-Alayköy Belediyesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıda, Lipödem hastalığının belirtileri, tanı süreci ve tedavi yöntemleri ele alınırken, erken tanının önemi vurgulandı.
Toplantının açılışında Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği adına Yardımcı Doç. Dr Göktuğ Er konuştu.
Er, Lipödemin uzun yıllar, obezite, lenfödem, venöz yetmezlik gibi hastalıklarla karıştırıldığını, bunun da tanı ve tedavinin gecikmesine yol açtığını kaydetti.
Uzman Fizyoterapist Emine Kütüküt de, lipödemin ağrı, hassasiyet, kolay morarma, hormonol bozukluklar, yağ doku farklılıkları ile kendini gösterdiğini belirterek, toplumda farkındalığın oluşturulmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Lipödemin özellikle kadınlarda görüldüğüne dikkat çeken Kütüküt, vücudun alt bölümünde görülen bu hastalığın yalnızca estetik bir sorun yada kilo fazlalığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, tedavinin multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Sosyal medya ve internet üzerinden edinilen yanlış bilgiler nedeniyle hatalı tanıların arttığını da belirten Kütüküt, “her kalın bacak lipödem değildir. Doğru tanı ancak yapılacak klinik değerlendirme ile konulabilir” dedi.
Fizyoterapist Özüm Yapıcı ise Lipödem tedavisinde doğru bilinen birçok yanlış bulunduğunu söyleyerek, lipödemde kompresyon cihazlarının kullanılmaması gerektiğini, doğru basının yalnızca lenf drenaj masajı ve bandajlama ile sağlanabileceğini kaydetti.
Lipödemin sinsi seyreden bir hastalık olduğunu söyleyen YDÜ Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Başkanı Barçın Özcem de, lipödem, lenfödem ve venöz yetmezlik ayrımının doğru yapılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.
Özcem, tedavide multidisipliner yaklaşımın önemine de dikkat çekerek. öncelikle konservatif tedavinin uygulanması, varsa metabolik ve vasküler problemlerin giderilmesi gerektiğini ifade etti.
Hastalıkla ilgili hala bilinmeyen birçok nokta bulunduğunu belirten Özcem, gelecekte bu alanda daha fazla bilimsel gelişme yaşanmasını umut ettiğini dile getirdi.
Plastik Cerrahi Uzmanı Operator Dr İbrahim Meyzin ise lipödemin diyet ve egzersize dirençli olduğunu belirterek,cerrahi tedavide son aşamanın liposuction olduğunu kaydetti.
Meyzin, Liposuctionın estetik bir operasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek,“bu oldukça komplike ve komplikasyon riski taşıyan bir ameliyat” ifadelerini kullandı.
Uzman Diyetisyen Safir Sorakın da konuşmasında, lipödem beslenmesine ilişkin örnekler vererek, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin önemine dikkat çekti.