enflasyonemeklilikötvdövizkktckktc haberson dakikakıbrıs son dakikakktc gazeteleri
DOLAR
47,4110
EURO
54,7806
ALTIN
6.272,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

Avrupa Adalet Divanı, işverenlerin “dini simgeleri” yasaklayabileceğine hükmetti

Avrupa Adalet Divanı, işverenlerin “dini simgeleri” yasaklayabileceğine hükmetti
14.10.2022 13:01
A+
A-

Avrupa Adalet Divanı, bir işverenin iş yerindeki çalışanlarının “dini, felsefi ve ruhani simgeleri” kullanmasını yasaklamasının ayrımcılık olmadığına karar verdi.

Lüksemburg’da bulunan Avrupa Birliği’nin (AB) en yüksek mahkemesi olan Adalet Divanı’nın kararı, 2018’de Belçika’da Müslüman bir kadının açtığı davaya dayanıyor.

Dava, staj için yaptığı başvuruda şirketin “istihdam şartları gereğince tarafsızlık politikasına” uyması istenen Müslüman bir kadının, çalışırken iş yerinde başörtüsünü çıkarmayacağını belirtmesinin ardından Brüksel İş Mahkemesinde açıldı.

Yıllar süren yasal süreçlerin ardından davayı değerlendiren Avrupa Adalet Divanı, bu tür bir istihdam şartının din ve inanç temelinde ayrımcılığı yasaklayan eşit muamele hakkındaki AB yasalarını ihlal etmediğini belirtti.

Mahkeme, “bu tür istihdam şartlarının işveren tarafından çalışanların tamamına uygulanması halinde doğrudan ayrımcılık anlamına gelmeyeceğini” kararlaştırdı.

Mahkemenin kararında “din ve inanç”, hem dini inancı hem de felsefi ve ruhani inancı kapsayan tek bir ayrımcılık temeli olarak tanımlandı.

Mahkeme, ayrıca “bu tür bir tarafsız kararın, uygulandığında din ve inanç temelinde dolaylı bir ayrımcılığa da yol açabileceğini”, konunun bireysel davalara bakan mahkemelerin yetki alanında olduğunu belirtti.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.