enflasyonemeklilikötvdövizkktckktc haberson dakikakıbrıs son dakikakktc gazeteleri
DOLAR
46,4384
EURO
53,3310
ALTIN
6.204,78
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Pazar Parçalı Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Salı Açık
28°C
Erhan Arıklı, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman’ın Kıbrıs Postası’nda kendisinin yaptığı açıklamalara yönelik söylediklerine yanıt verdi. Arıklı’nın sosyal medyadan yaptığı paylaşımın tamamı şu şekilde: “ANAYASA CUMHURBAŞKANINA MÜZAKERE GÖREVİ YÜKLEMİYOR” “Erhürman diyorki;”Müzakerecilik görevi Cumhurbaşkanına aittir. Bağımsızlık Bildirgesi ve Cumhurbaşkanlığı yetkileri ortada iken, Arıklının sözlerini ciddiye almam…” Güzel. Keşke bu sözleri bir akademisyen olarak, CTP ve BDH nın 2003 te “Denktaşı Müzakerecilikten alacağız” diye propaganda yaptığı dönemde de söyleseydi. Diyemezdi çünkü Anayasa Cumhurbaşkanına böyle bir görev yüklemiyor. Bu tartışmadan sakın ola Erhürmanın seçileceği ve ona göre bir tedbir almaya çalıştığımız anlamı çıkarılmamalı. Teorik bir tartışma bu. ’47/1985 SAYILI YASA İLE MÜZAKERE GÖREVİ DIŞİŞLERİ BAKANINA AİTTİR’ Geçiyorum. Erhürmanın referans yaptığı Anayasaya. Anayasanın 102. Maddesi, Cumhurbaşkanın görev ve yetkilerini belirliyor. Açıp bakıyoruz. Bu maddenin altındaki 4 fıkranın hiçbiri Cumhurbaşkanına dış politika ve müzakere görevi yüklemiyor. Kime yüklüyor bu görevi? 47/1985 sayılı yasa ile Dışişleri Bakanına. Geçelim. Peki, Cumhurbaşkanın müzakerecilik görevi nerden kaynaklanıyor? ’18 ARALIK 1998 DE KKTC CUMHURİYET MECLİSİ DENKTAŞ’A MÜZAKERECİ GÖREVİ VERDİ’ Denktaş, 1975 e kadar Toplum Lideri olarak müzakereleri yürütüyordu. 1975 te Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Bu sefer Meclis onayı ile bu görevi yürütmeye başladı. 1983 te KKTC kurulup 1985 te de Anayasası kabul edildiğinde bir süre bu görevi devam ettirdi Denktaş. 1998 de Lüksemborg Zirvesinde Denktaş zor durumda kalmıştı… Muhalefet Denktaşı sert şekilde eleştiriyor Anayasal açıdan görev ve yetkilerini sorguluyordu. Bu gelişmeler üzerine Denktaş, Meclisten kendisinin resmen Müzakereci olarak görevlendirilmesini talep etti. KKTC Cumhuriyet Meclisi Denktaşa 18 Aralık 1998 de resmen verdi. ‘SAYIN ERHÜRMAN LÜTFEN SÖYLE, ANAYASANIN HANGİ MADDESİ CUMHURBAŞKANINA OTOMATİK OLARAK MÜZAKARE GÖREVİNİ VERİYOR?’ 2003 yılına gelindiğinde muhalefet, Denktaşa verilen o görevin geri alınması ve Talat’ın müzakereci olması için yoğun bir kampanya yürüttü… Ankaranın araya girmesi ile ancak Denktaş görevine devam edebildi. Sayın Erhürman lütfen söyle, Anayasanın hangi maddesi Cumhurbaşkanına otomatik olarak bu görevi veriyor?” Tufan Erhürman NE DEMİŞTİ? Tufan Erhürman, bugün Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Ulaş Barış’ın sunduğu “Gündem” programına konuk olmuş ve Barış’ın sorduğu soru üzerine programda ilk olarak Arıklı’nın, cumhurbaşkanlığı seçimini kazanması halinde KKTC hükümetiyle sorun yaşayacağı, Meclis’te alınan “iki devletli çözüm” kararına bağlı olarak federasyon görüşmeleri yürütme yetkisi bulunmayacağı ve gerekirse bu yetkinin elinden alınacağı yönündeki açıklamalarını değerlendirmişti. “MECLİS’İN BÖYLE BİR YETKİSİ YOK, ALINAN KARAR HÜKÜMET KARARIDIR, BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİNİN ÜZERİNDE DEĞİLDİR” Erhürman, ilgili yayında böyle bir yetkinin bulunmadığını belirtmiş, Arıklı’nın sözlerinin kayda değer bir açıklama olmadığını ifade etmişti. Hükümetin Kıbrıs sorununa ilişkin aldığı kararın bir “Meclis kararı” olarak yalnızca hükümeti bağladığını vurgulamış olan Erhürman, bu tür kararların Bağımsızlık Bildirgesi’ni değiştirmediğini söylemişti. Cumhurbaşkanının görevinin anayasayı korumak ve güvence altına almak olduğunu hatırlatmış olan Erhürman, Bağımsızlık Bildirgesi ve Cumhurbaşkanlığı yetkileri ortadayken, alınan kararın yalnızca bir hükümet kararı olduğunu belirtmişti.

Erhürman: Güveni darmadağın eden bir yasa gücünde kararname! Kayıtsız kalmamız mümkün değildir!

Erhürman: Güveni darmadağın eden bir yasa gücünde kararname! Kayıtsız kalmamız mümkün değildir!
31.03.2026 14:14
A+
A-

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, hükümet tarafından çıkarılan ve kamu görevlileri ile emeklilere yönelik hayat pahalılığı düzenlemesini içeren yasa gücünde kararnameye ilişkin bir açıklama yaptı.

Kararnamenin anayasal düzeni, devlet yapısı içindeki ilişkileri ve kriz yönetimi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Erhürman, toplumda en fazla ihtiyaç duyulan unsur olan güvenin zedelendiğini ifade etti.

Açıklamasında Anayasa’nın 102. maddesine dikkat çeken Erhürman, Cumhurbaşkanı’nın “devletin başı” sıfatıyla devletin ve toplumun birliğini temsil ettiğini hatırlattı. Bu görev kapsamında Cumhuriyet Anayasası’na saygının sağlanması ve kamu işlerinin kesintisiz ve düzenli yürütülmesinin Cumhurbaşkanlığı’nın sorumluluğunda olduğunu vurguladı.

Hükümetle yapıcı diyalog kurulması için gerekli tüm çabanın gösterildiğini belirten Erhürman, buna rağmen söz konusu kararın toplumun tüm kesimlerinden ve devletin kurumsal yapısından saklanarak alındığını ifade etti. Bu durum karşısında Cumhurbaşkanlığı’nın sessiz kalmasının mümkün olmadığını kaydetti.

Erhürman, halkın ciddi bir güven bunalımı ve endişe yaşadığı bir dönemde alınan bu kararın toplumsal güveni daha da zedelediğini belirterek Cumhurbaşkanlığı’nın bu sürece kayıtsız kalmayacağını vurguladı.

 

Ne olmuştu?

Kamu görevlileri ve emeklilerin 2026 yılı hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin düzenlemeyi içeren yasa gücünde kararname, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Düzenleme, sendikaların karşı çıktığı ve ülke genelinde grev ve eylemlere neden olan hayat pahalılığı değişikliklerini içerirken, kararın zamanlaması dikkat çekti. Meclis’te yasa tasarılarının görüşüldüğü süreçte oturuma ara verilmesi ve sendikaların uzlaşı beklentisiyle grevi askıya almasının hemen ardından kararname yayımlandı.

Cumhuriyet Meclisi’nde hayat pahalılığına ilişkin yasa tasarıları dün gece ele alınmış, görüşmeler sabaha karşı saat 04.00 sıralarında verilen arayla durdurulmuştu. Bu gelişmenin ardından sendikalar, müzakere sürecinin devam edebileceği beklentisiyle grev ve eylemleri askıya aldıklarını duyurmuştu.

Ancak Bakanlar Kurulu, Anayasa’nın 112’nci maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hazırladığı yasa gücünde kararnameyi Resmî Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe koydu.

Kararnameye göre, kamu görevlilerine ve emeklilere yönelik hayat pahalılığı ödeneği 2026 yılı için farklı bir uygulama takvimine bağlandı. 1 Ocak 2026’dan itibaren oluşacak artış farkı, bir defaya mahsus olmak üzere iki ayrı dönemde konsolide edilerek uygulanacak. Buna göre, 3 aylık artış Nisan 2026’da, 9 aylık artış ise Ocak 2027’de maaşlara yansıtılacak.

Kararnamede, düzenlemenin Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomi, enerji maliyetleri ve kamu maliyesi üzerindeki etkileri dikkate alınarak yapıldığı ifade edilirken, kararın yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girdiği belirtildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.